PHRONESIS RÖPORTAJI (Ekim 2006)


PHRONESIS

Merhaba,nasılsınız? Gruptaki herkes ve herşey iyidir umarım?
Çok teşekkürler. Gayet iyiyiz. Yoğun bir şekilde çalışmaktayız.

Şimdi ilk olarak grubun kuruluş hikayesini ve özgeçmişini kısaca alalım....
Grup 2003 Kasım ayında Abrek Canbolat tarafından kuruldu. İlk yılımızda Gökmen Keskin ve Serkan Keffel ile birlikte 3 kişi stüdyoya girer besteler üzerine çalışırdık. Çok sabırlıydık ve bütün bir yıl bu şekilde geçti. Bizce her grubun geçirmesi gereken bir süreç. Türkiye'de amatör gruplar hemen bir yerlere gelmek istiyorlar. Ve bu yüzden bir kısmı hüsrana uğruyor. Her neyse; kuruluşundan bir yıl kadar sonra Aralık 2004 ‘te ilk konserini ODTÜ de verdi. Hemen arkasından da Doomsday-1 etkinliği geldi. Bu iki konser sonrasında grup çok olumlu eleştiriler aldı. Tabi bu arada eleman değişiklikleri de oldu. 2005 Nisan ayında Doom on Stage ile tekrar seyirciyle buluştuk ve ardından da Mayıs 2005'te Doomsday-2 de performans sergiledik. Tüm bu konserlerden sonra artık bir demo çalışması içerisine girmeyi planladık. Kasım 2005 ‘te kayıtlar Raven Records ‘ta tamamlandı ve Aralık 2005 ‘te piyasaya sürüldü demomuz “Dark and Sweet”. Demo kadrosu ise şöyleydi: Abrek(vocals),Gözde(female vocals), Ömer(lead guitars),Gökmen(rhythm),Faruk (bass), Hakan(keyboard), Safa(drums)

Yeni albüm "Diotima" kısa süre önce piyasaya çıktı.Albümü nasıl değerlendiriyorsun?
Albüm bizim açımızdan çok tatmin edici oldu. Gerek sound açısından gerekse prodüksiyon açısından istediğimiz gibi oldu diyebiliriz. Bunda Crossfire’dan da tanıdığımız Kaya Sevinç ‘in büyük payı var. Yapıcı eleştirileriyle parça aranjmanlarında bize yardımcı oldu. Parçalar genel bir konsept hava yansıtmakla beraber birbirinden çok farklı. İnsanlar albümü dinlediklerinde grubun yaratıcı gücünü de anlayacaklar. Biz tüm parçalara güveniyoruz. Alan kişi baştan sona albümü tam bir akıcılık içerisinde dinleyebilecektir. Parçalarda melodik öğeler kullanıldı sık sık , dinleyiciyi sürükleyen bir hava var parçalarda bu sebeple. Kapak çalışmasından da biraz bahsetmek istiyorum izin verirsen. Kapakta gördüğümüz figür albümün de adını taşıyan “Diotima” adını verdiğimiz şahsiyet. Bunun felsefi taraflarına daha sonra değineceğim. Tasarım İsmail Günbay ‘a ait (ismailgunbay@gmail.com). İsmail yurtdışı için animasyon üreten bir firmada çalışmakta ve yakın bir dostumuz. Fikrimizi açtığımızda memnuniyetle kabul etti ve iyi de bir iş çıkardı. İç tasarım Rafet Çevik ‘ e ait (www.dusisleri.com) . Fotoğraflar da Tolga Çamlı (tolgacamli@yahoo.com) tarafından çekildi. Genel olarak albüme bakarsak hem müzikal açıdan hem de tasarım açısından bizi tatmin etti diyebiliriz. Albüm kadrosu ise şu şekilde: Abrek(vocals),Gözde(female vocals), Ömer (guitars), Özkan(guitars), Faruk (bass), Hakan(keyboard), M.Hakan(drums).

İlk demonuz "Dark and Sweet" e gelen tepkiler gayet güzel.Bunun üzerine albüm çalışmalarını hızlandırdınız ve kayıtları Mayıs ayında tamamladınız.Kayıtlardan albümün çıkışına kadar uzun bir süre geçti.Bu kadar gecikme neden oldu peki?
Evet. Dediğin gibi bir gecikme oldu. Albümün aslında Haziran başı piyasaya çıkarılması kararlaştırılmıştı. Ama Kültür Bakanlığının yeni uygulamaları nedeniyle biraz uzadı. Temmuzda albümümüz hazırdı ama Atlantis Müzik satış stratejisi açısından albümün Ekimde bir konserle tanıtılmasını uygun buldu. Yaz dönemi Metal Müzik için ölü bir dönem biliyorsun. Rock-Station konserinde prömiyerimizi yaptık.

Demo demişken,hala piyasada bulmak mümkün mü?Toplatıldı diye haberler vardı bi aralar...
Demo şu anda piyasada yok. Aslında sadece 1 hafta piyasada kaldı. Demo ardından promomuzu yolladığımız Atlantis Müzik 1 hafta içerisinde bize cevap verdi ve albüm teklif etti. Biz de demoyu piyasadan çekerek albüm çalışmalarına giriştik. Demo albüm bu bir haftada aslında beklenmedik bir “elden satma” rakamına ulaştı. 95. Bu bizim için çok sevindirici oldu. Albüm çalışmalarına da bu moralle başladık.

Albüme geri dönmek istiyorum.Dağıtım ve promosyon ne durumda?
Dağıtım ve promosyon şu an tam anlamıyla son durumuna ulaşmadı. Kasım başından itibaren çeşitli illerden albüme ulaşılabilecek. Reklam ve promosyon da o zaman hız kazanacak diyebiliriz. Şu anda Ankara ve İstanbul'da satılıyor. Ankara’da Hayri Plak , ve bayram sonrasında Dost Kitabevi. İstanbul'da da Atlantis Müzikten edinilebilir şu an için. Dediğim gibi Kasım başında metal müziğin ilgi gördüğü İzmir ve Eskişehir gibi illere de ulaşacak.

Türkiye'de son yıllarda hemen hemen her grubun yurtdışına yönelmesi,önemli yerlere kayıtlarını ulaştırması iyice kolaylaştı.Peki Phronesis bu konuda ne durumda?
Bize bunu soranlara isim vermeden bir takım bağlantılar içerisinde olduğumuzu söylüyoruz. Bir süre sonra bu görüşmeler sonuçlanacak ve albümün yurtdışı dağıtımıyla ilgili bir gelişme olacak. Onun dışında yurtdışı webzinelere ve dergilere yollandı albümümüz yakında yorumları almaya başlarız. Ülkemizi yurt dışında başarıyla ve doğru bir şekilde temsil edebilmek tek isteğimiz ve elimizden geleni yapacağız bunun için. Türk Metal grupları şimdiye kadar ellerinden geleni yaptılar ama yurt içinden aldıkları destek çok sınırlı. Yine de bu sınırlı destekle bile bir yerlere gelebileceğimize inanıyoruz halen. En azından bu sınırlı desteğin kesilmemesi tek dileğimizdir.

Bundan önce birkaç konseriniz olmuştu.Albümden sonra da bunlar devam edecek mi?
Evet yakın zamanda kesinleşen birkaç konser var. 5 Kasım’da Ankara Garaj Bar ‘da sahne alacağız. Daha sonra ise Haggard ‘ın Türkiye turnesine dahil olacağız. 8-9-10 Aralık’ta . Kaçırmayın derim.

Konser demişken,Orphaned Land alt grubu olarak çıktınız ve ardından Rock Station...Neler hissettiniz?Seyircinin verdiği tepki nasıl sizce?
Seyirciden çok olumlu tepkiler aldık. Bizi daha önce hiç dinlememiş insanlar vardı bu konserlerde dinleyenlerin yanı sıra. Bizim için heyecan verici konserlerdi. Saklıkentte ilk iki sahne alışımızdı. Özellikle Rock-Station gibi bir geleneksel konserde çıkmak bize gurur verdi. Seyirciler de her ne kadar çok ateşli olmasalar da müzikten anlayan insanlardı ve yorumları ve alkışları değerliydi bizim için. Rock-Station konserinden sonra yaptığımız imza seansında ise beklediğimizden daha fazla insan vardı. Phronesis kendi koyduğu çizgileri hızla aşmakta. Ama hiçbir zaman bunlarla yetinmeyeceğiz, daha fazla dinleyiciyle buluşacağız, müziğimizi yaymak için elimizden geleni yapacağız.

Phronesis doom tabanlı bir black grubu olarak niteleniyor ve grubun temelinde önemli felsefi değerler yatıyor.İsim ve lirik konusunda felsefeden oldukça etkilenmiş görünüyorsunuz.Müziğinizi yaparken daha başka ne gibi öğelerden etkileniyorsunuz?
Evet. Dediğin gibi isim ve liriklerde felsefi temeller var. Bunu , grubun biyografisini ve lirikleri okuyan herkes görecektir. Müziğimizi yaparken etkilendiğimiz şey en genel anlamıyla yaşam. Hayatın içindeki her şey müziğimizi etkilemekte. Aynı zamanda insanların, yaşam dediğimiz şeyin içinde, düşünen-duyan bir takım varlıklar olduğunu söylersek salt duygularımızla – mesela salt öfkeyle- yapılan parçalarımız da oldu. Buna örnek olarak The Trapped-Infinite Regress gösterilebilir. Etkilendiğimiz gruplar diye bir şeyden bahsetmek istemiyorum. Tabi ki iyi birer dinleyiciyiz. Sevdiğimiz gruplar bulunmakla beraber , hayran olduğumuz bir grup yok. “Geldikleri yer açısından” oraya gelene kadar örnek alacağımız gruplar oldu. Fakat röportajın başında da söylediğimiz gibi istediğimiz sınırlarımızı zorlamak. Her açıdan.

Albüm,konserler derken peki diğer planlarınız nedir?Neler düşünüyorsunuz?
Yeni besteler sürüyor. 1 adet tamamlanmış, 3 adet de yolda olan beste var. Yaz aylarında ikinci albüm kayıtlarına başlayacağız gibi görünüyor. Ayrıca Şubat , Mart gibi bitmesini düşündüğümüz bir de klip projemiz var. Dinleyiciden gelen tepkiye göre bir parça belirlenip klip çekilecek.

Peki gruba insanlar nasıl ulaşacak? Herhangi bir web siteniz mevcut mu?
Bir web sitemiz var lakin yapım aşamasında. www.phronesis.web.tr  . Çok yakında bitecek. Ayrıca mail ile de bize ulaşmaları mümkün. Gelen tüm maillere yanıt veriyoruz. Mail adresimiz: phronesis@phronesis.web.tr.

Son olarak...
Son olarak bizi dinleyenlerden isteğimiz , eğer müziğimizi beğeniyorlarsa ve bunun devamının gelmesini istiyorlarsa destek vermeleri. Ülkemiz zaten bu müziği icra etmenin zor olduğu bir yer. Bu noktada maddi ve manevi destek şart. Phronesis olarak Türk metal dinleyicisini kendi ülkesinin gruplarına destek vermeye çağırıyoruz. Dünya çapında işler yapacak olan gruplarımız var. Bu potansiyelleri aktüaliteye dönüştürmek de verilen desteklerle daha kolay olacaktır.

Soruları yanıtladığınız için teşekkürler,Umarım daha iyi yerlere gelirsiniz,Başarılar..
Biz de Extreminal Magazine teşekkür ederiz. İyi çalışmalar.


Yazar: Mystis
  • Currently 2.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.5/5 (Toplam 375 oy)


 




BURIAL INVOCATION Röportajı  KNELL Röportajı  PERSECUTORY Röportajı  BLACK OMEN - VIDEO Röportajı  OHOL YEG & KARANLIK Röportajı 


Metal East : Nove Kolo 2019 Festival Kritiği   TIRAN ''Apocalyptic Tales''   ORGANECTOMY ''Existential Disconnect''   RAVAGER ''Thrashletics''   POSSESSED ''Revelations of Oblivion''   FORGOTTEN ''Of Past And Passion''   DEUS MORTEM ''Kosmocide''   ROCK HARD FESTIVAL 2019  KRİTİĞİ   HELEVORN ''Aamamata''   WINDSWEPT ''The Onlooker''   ATTIC ''Sanctimonious''   THE SCARS IN PNEUMA ''The Path of Seven Sorrows''   DEITY ''Evil Seed of Life''   WHISKEY RITUAL ''Black Metal Ultras''   DESERTED FEAR ''Drowned By Humanity''   AGONY REIGNS ''Death From Within''   FLAMEN ''Furor Lunae''   CANDLESMASS ''The Doord of Doom''   DARK EDEN ''The Chaos Masquerade''   KAMOS '' Living Without Light''   EXILE ''Unveiling Insanity''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions