HOLY MOSES RÖPORTAJI (Ocak 2010)


HOLY MOSES

(Aralık 2009)

Holy moses başlangıçta biraz sıkıntılar yaşamış sanki 80 yılından 86 ya kadar uzun bir dönem albüm çıkarmamışsınız ve grup için profesyonel bir şey düşünmediğinizi belirtmişsiniz ,peki nasıl bu kadar dünya çapında sevilen bir grup haline geldiniz?
Sabina:
1979 yılında ilk grubumu erkek arkadaşım Andyle beraber kurduk. İlk çaldığımız şarkılar Uriah Heep'dendi, bizim şarkılarımızın akustikleri gibi fakat daha hızlılardı, Andy'nin ilk elektro gitarını ben almıştım. "Desaster" adını verdiğimiz grupta bass çalmayı denemiştim fakat oldukça kötüydüm. Black Sabbath, Kiss, Queen ve AC/DC gibi grupları dinliyorduk. Arkadaşlarımızla kaset ve çıkartma takası yapardık. 1981'de Andy'nin "Desaster"den ayrılıp okuldaki "Holy Moses" grubuna katılması beni çok sinirlendirmişti. Karanlık bir kış günü Holy Moses'ın provasında, odanın bir köşesinde oturuyordum. Grubun bassçısı ve lideri olan Ramon vokalisti gruptan atmıştı ve bana dönüp "Sabrina ayağa kalk, şu mikrofonu al ve şarkı söyle" dedi, yüzüm dosya kağıdı kadar beyaz kesilmişti ve o an tamam demekten başka bir şey söyleyemedim, başka bir seçeneğim yoktu bende mikrofona gidip favori vokalistim Ozzy Osbourne tonlarında bir şeyler söylemeye çalıştım... Ama olmadı. Gırtlağımın derinlerinden gelen bir hırıltı sesi dışında bir ses çıkmadı. Şok olmuştum, fakat Ramon'un yüzü gülüyordu. Ramon bağırmaya başlayınca tekrar bir şok yaşadım. "Evet işte bu! Tekrar yap!" dedi ve elime bazı sözler verdi. Ne olduğunu anlamamıştım fakat o andan itibaren Holy Moses'ın bayan vokali bendim. Birkaç hafta sonra okulun bodrum katındaki prova odamızda scream vokal yapıyordum. Aralık 1981'de hayatımı değiştirecek kayıt olduğundan en ufak bir fikrim olmadan ilk demomuzu kayıt ettik. Anaokulundan beri hiç bir zaman hayatımda özgür olduğumu hissetmemiştim. Kafamda ve ruhumda özgür olmak istiyordum... Her ne kadar o anda fark etmesem de bunu yapmayı kafama koymuştum, sonraki dönemde hayatım bu şekilde gelişecekti. Böylelikle daha çok prova yaptık, daha çok çalıştık ve daha çok demolar kaydettik. 1985'de bunlardan bazıları kayıt şirketimizi bulmamızı sağladı... Ve 1986'da ilk albümümüz "Queen of Siam"'ı çıkarttık. İlk başlarda medya şok olmuştu. Bir kızdan bu şekilde bir hırlama sesi onları benim efektör kullandığımı düşünmelerine sebep olmuştu. Fakat bu sadece bendim. Ve daha sonra konserler ve albümler yapıldıkça sesimi çok daha iyi kullanmayı öğrendim ve bu müzikte bir çok kısıtlamayı engellemiş ve bir çok olanaklar sağlamış oldu. İkinci albümümüz "Finished With The Dogs"(1987) ve ilk büyük yapıtımız "The New Machine Of Liechtenstein" (1989) arasında medyadan muhteşem yorumlar alıyorduk, ayrıca büyük bir tv kanalı olan RTL'de ilk Alman metal tv şovu olan Mosh'un sunucusu olmuştum.

Çok fazla kadro değişikliği yaşamışsınız , kısmi olarak her albümde bir kadro değişikliği var nedenleri neydi , bunun size negatif bir etkisi oldu mu?
Uzun zamandan beri aynı grup üyeleriyle beraberiz. Şunu bilmeniz gerekir ki o zaman gençtik fakat zaman içinde insanların kişisel tercihleri değişiyor. Elemanlar çalışmaya başlıyor, evleniyorlar, çocuk sahibi oluyorlar ve müzikle beraber hiç kolay olmuyor. Ve biz de bunu kabullendik, ne zaman bir üye yeni bir hayata başlasa bu normal bir şey bizim için, çünkü hayatınızda değer verdiğiniz bir çok şey oluyor.

Holy moses için hayatında büyük değişiklikler yapmışsın. bu kadarlarından memnun musun? Hiç işini ve okulunu bıraktığın için pişmanlık hissettin mi?
Okulumdan ve işlerimden vazgeçmedim, her zaman her ikisine de çok çalıştım. Benim için okumak çok önemli, her zaman müzikle beraber yürüttüm. Grubumu çok seviyorum. Bu yüzden müziği devam ettirdim ve tarzımı değiştirmeden müzikten para kazanabildim.

Büyük organizasyonlarda yer alıyorsunuz ,karşınızda binlerce izleyici sizi dinliyor, sizi izliyor ve çılgınca eğleniyor bu sana nasıl hissettiriyor,sahneye ilk çıktığında nasıl hissettin ve hala nasıl hissediyorsun?
Evet, dünyanın her yanında bir çok konser verdiğim için çok mutluyum. Bu bana güç ve enerji veriyor, bunu sahnede yaşamak harika. İlk sahneye çıktığımda gerçekten çok gergindim çünkü nasıl bir duygu olduğunu bilmiyordum fakat ilk şarkıları çalmaya başladığımızda her şey kendiliğinden oluverdi. Kafa sallıyordum ve harika hissediyordum. Bu duydu hiç bir zaman değişmedi. 1981 Aralık ayından beri Holy Moses'tayım. Hala sahnede tedirgin oluyorum ama daha sonra enerjimi topluyorum ve sanırım 28 yılı aşkın süredir bu grupta olmamın sebebi bu.

İstanbul'daki konseriniz sizce nasıldı? Çok hoşunuza giden veya sizi rahatsız eden şeyler nelerdi? Konser öncesi bir barda sahneye çıkmanız nasıl gelişti, bir grup insan resmen sahneye saldırdı ve seninle birlikte söylemeye başladılar o an nasıl hissettin seyirciyle her zaman böyle yakın olabiliyor musun?
İstanbul'da çok iyi vakit geçirdik, umarım 2010 yılı içerisinde tekrar gelebiliriz. İstanbul'daki her şeyi çok sevdim, harika bir şehir ve harika hayranlarımız var. Barda sahneye çıkmak çok zevkliydi. İmza veriyorduk ve birden biri bize sahnede bir şarkı çalabilir misiniz diye sordu, birbirimize baktık ve neden olmasın dedik. Biraz bira aldık ve çalmaya başladık, gerçekten çok eğlendik. Genel olarak seyirci ile yakınız, hayranlarımızla konuşmayı ve bir çok arkadaş edinmeyi seviyoruz. Müzikten zevk alıyoruz, müziği ve hayranlarımızı seviyoruz. Yani hayranlarımızla birlikte şarkı söylemek, içmek eğlenmek ve beraber harika partiler vermek çok hoşumuza gidiyor. Bu müziğimizle yapmak istediğimiz şey, yakın olmak ve eğlenmek.

Holy moses'dan ayrı kaldığın zaman içerisinde, Temple of the Absurd ve X-Mas Project gibi projelerin olmuş onlardan bahseder misin? Neden o projeler değil de Holy Moses tercihin oldu?
X-max projesi 1986'da eğlenceli bir projeydi ve Holy Moses'la geçen süre zarfında, sadece eğlenceli bir noeldi. Temple Of The Absurd iyi zamanlardı. Köklerimi yeniden bulmak zorundaydım. Grupları karşılaştırmak çok zor, çünkü hayatımda tamamen farklı yerleri var. İkisi de hayatımın bir parçası, Temple of the Absurd ve aynı zamanda Holy Moses benim için çok önemli. Holy Moses hayatımın tamamı ve Temple of the Absurd hayatımın özel parçası, bu yüzden tercihle ilgisi yok. Her zaman Holy Moses'ın içinde vardım ve rahatlamak istediğim dönemlerde en iyi arkadaşlarımla Temple of the Absurd projesini gerçekleştirdim.

Türkiye'de dinlediğin ve beğendiğin gruplar oldu mu?
Evet, eski Türk müziğini seviyorum, Ipod'umda bir çok şarkı var, komşularım Türk ve onlardan bir çok harika müzik edinebiliyorum. Örneğin, Murat Sakaryalı, Violin Chill Out ve Vuslat, Suren Asaduryan, Şenol Filiz ve Birol Yayla ile Yansımalar. Metal değilleri, daha çok chill ve dünya müziği tarzında şeyler...

Grubun müzikal teması devamlı olarak politika ,savaş ve kaos tam olarak bundan mı bahsetmek istiyorsunuz,dinleyicinin dikkatini çekmek istediğiniz bir konu var mı? Yoksa sizde sadece müziği mi dikkat çekici kılmak istiyorsunuz?
Benim yazdığım sözler daha çok mistik, belirli bir kesme hitap eden, ruhani, psikoterapi üzerine. Politika ve savaş yerine ruhlarımızın derinine inmeyi, içimizdeki kaosa bakmayı tercih ediyorum. Bence yapılması gereken ilk şey insanın kendi ruhundaki kaosu ve savaşı anlamak, ancak bundan sonra politika tartışabilirsin. İnsanoğlunu düşünmeyi daha çok seviyorum ve bunu doğal bir iyileştirici olarak görüyorum. Bu konu benim şarkı sözlerimdeki mecazi anlatımların ve hikayelerin temelini oluşturuyor. Bana göre müziğimiz, sözlerimde bu konulardan bahsettiğim zaman, daha derin duygulardan söz ettiğimiz zaman daha ilgi çekici bir hal alıyor. Belirli şeylerden bahsetmek istemem, politika gibi şeylerle ilgili çok fazla şey bilmiyorum, tek isteğim müziğimizi daha çekici kılmak, zaten bu tip konular bana da tam oturmaz.

Şu zamana kadar yapmış olduğunuz albümlerden en beğendiğiniz ve en olmamış dediğiniz hangileri?
Tüm albümleri seviyorum diyebilirim, çünkü hepsi benim hayatımın bir parçası ve günlüğüm gibi. Hiç birinden vazgeçemem, duygularımı ve gerçekleri anlatıyorlar.

Geçmişe dönüp baktığınızda grubun istikrarını bozduğunu düşündüğünüz olmasaydı dediğiniz şeyler neler?
Hayatımızdaki her şeyin kader olduğuna inanıyorum. Hayatımızdaki her şeyin bir nedeni vardır bence.

Grupta sözleri ve müzikleri kim yada kimler yapıyor?
Sözleri ben yazıyorum, ben söylediğim için %100 bana ait olmalı, her zaman şarkılarda kendi sözlerim ve hislerim olmasını istiyorum.

Gelecek projeleriniz neler biraz bahseder misin?
Japonya turnesinden yeni döndük ve önümüzdeki hafta ilk video klibimiz için çalışmalara başlayacağız. Ayrıca Ocak ayında yeni şarkılarımıza ve ilk DVD albümümüzün çalışmalarına başlayacağız. Grubun 30. yılı olacak ve bunun için 2010-2011 yılı içinde yeni albüm ve düşünüyoruz, ayrıca sahnelerimiz de olacak. Sonuç olarak 2010 yılı içinde yapacak bir çok şey var.

Türkiye'ye bir daha ne zaman geleceksiniz?
Bir daha gelmeyi çok istiyoruz, umarım 2010 yılı içerisinde de gelebiliriz.

Son albümünüz “Agony of Death”'e tepkiler nasıl?
Agony of Death'e gerçekten iyi kritikler yazıldı ve harika bir albüm olduğunu düşünüyorum. Albüm sonrası, 2008'den beri bir çok konsere çıktık, 2 tane 6 haftalık Avrupa turnemiz oldu ve 2011'de çıkarmayı planladığımız albüm için bize destek oldu. Bir çok yeni hayran kazandık, özellikle genç hayranlar. Bu açılım için gerçekten çok mutluyum.

Yakın zamandaki konserleriniz ve turnelerinizden hayranlarınıza söyleyebilecekleriniz var mı?
Yeni konserler planlıyoruz, şu an için kesin olarak söyleyebileceğim bir şey yok ama merak edenler her zaman www.holymoses.net adresinden bizi takip edebilir.

Grup elemanları müzik dışında neler yapıyor? Neler dinliyorsunuz?
Tüm elemanlar değişik insanlar, bu da sahnede harika işler çıkmasına neden oluyor. Ben özel yaşantım ve sosyal hayatımda çok fazla şey yapmıyorum, kitap okuyorum, resim çiziyorum ve çalışıyorum - her şeyi detayları ile tarif etmek zor tabi... Belki bizimle birlikte yapacağınız bir organizasyonda bizimle tanışıp daha fazla fikir edinebilirsiniz :)

Son olarak Türkiye'deki hayranlarınıza söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Desteğiniz için çok teşekkür ederim, Türkiye'ye gelmeyi gerçekten çok istiyoruz!!! Öpüyorum


Yazar: Puritanical
  • Currently 2.6/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.6/5 (Toplam 295 oy)


 




PERSECUTORY Röportajı  BLACK OMEN - VIDEO Röportajı  OHOL YEG & KARANLIK Röportajı  EDGEFLAME Röportajı  KRAANIUM Röportajı 


THE SCARS IN PNEUMA ''The Path of Seven Sorrows''   DEITY ''Evil Seed of Life''   WHISKEY RITUAL ''Black Metal Ultras''   DESERTED FEAR ''Drowned By Humanity''   AGONY REIGNS ''Death From Within''   FLAMEN ''Furor Lunae''   CANDLESMASS ''The Doord of Doom''   DARK EDEN ''The Chaos Masquerade''   KAMOS '' Living Without Light''   EXILE ''Unveiling Insanity''   ANCIENT FLAME ''Tyrant Blood''   SINMARA ''Hvísl stjarnanna''   DEATHHAMMER ''Chained to Hell''   BLACK OMEN ''Darkness Is My Essence''   KNELL''Jactura''   DOWNCROSS ''Mysteries of Left Path''   MALIST ''In the Catacombs of Time''   HOLY ARROW ''Fight Back To The Fatherland''   ROTTING CHRIST ''The Heretics''   WISHDOOMDARK ''Blood of the Black God''   MEHOMETH ''Discretion''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions