SOUL REMNANTS RÖPORTAJI (Nisan 2010)


SOUL REMNANTS

Soul Remnants muhteşem bir seksin, death metal karşıtı. Tutkulu, heyecanlı, şiddetli, muhteşem “Plague of Universe” albümlerini her dinleyişinizde biraz daha dinlemek için ağzınız sulanacak. Prodüksiyon cesur, parçalar mahvedici, ve müziğin duruşu tamamen şeytani. Muhteşem seks örneğine dönersek iki lezbiyen hatunun cowgirl pozisyonunda üstünüzde otururken suratınızı zevk suyuna bulaması gibi olurdu. İnanılmaz bir olay. İşte size grubun solisti Mitch Fletcher ve gitaristi Thomas Preziosi röportajı.

Albümünüzü dinlemeyi seviyorum. Nasıl oluyor da bir grup şarkı yazmakta ve müzisyenlikte sizin çıktığınız seviyelere çıkabiliyor?
Thomas:
Öncelikle teşekkürler, beğendiğine sevindim. Bulunduğumuz seviyeye diğer bir çok insanın ulaştığı gibi yıllar süren çalışma ve konuya yönelme sayesinde ulaştık. Kendi eğlenebileceğim türden uyandıran bir müzik yapmaya çalıştım.
Mitch: Bu sorunun benim için yanıtı yıllardır metali sevmek, son beş senemi Soul Remnants’ta geçirdim, provalar ve sesimi öncesinden saha sert bir forma getirmekle geçti. Bu süre zarfında zaten sevdiğim şeyleri dinlemeye, eskileri yıkmaya ve her seferinde yenilerini oluşturmaya çalıştım. Güzel bir ürün almanın o işi milyonlarca defa yapmaktan başka bir yolu var mı bilmiyorum, yaptığım şey sadece yapmaktan yorulmayacağım bir iş.

Grup elemanlarını tanıtmak ister misiniz?
Thomas:
Mitch Fletcher vokalistimiz ve benimle birlikte en uzun süredir bu projede yer alan isim. Brett Jean CD’de davullarımızı çaldı fakat bazı sorunlarından ötürü şu an grupta yer almıyor. Bu çok üzücü çünkü bu adam gerçek bir yetenekti, müzikal yollarımız günün birinde tekrar kesişebilir, fakat şimdilik canlı performanslar için onun yerine başka birisini koyacağız, ayrıca Ryan Murphy bass ve Dave Sluss gitarda bizimle birlikteler.

Eskiye dönelim. Soul Remnants tam olarak yeni bir proje sayılmaz, grup eski elemanlarıyla daha önce de gözüktü. Bu kadro nasıl bir araya geldi? Grubu bir arada tutan yapıştırıcı ne oldu?
Thomas:
Önceki yıllarda kafamda bu projeyle ilgili bir çok şey hazırlamıştım. Çeşitli elemanların gruba girip çıkması bir çeşit evrim süreciydi, onlar üstlerine düşeni yaptılar ve gittiler. Doğru kombinasyonu bulmak oldukça zor oldu. Bir çok müzisyen etrafta takılmak için yeterince ciddi değildi. Brett esli dostumuzdu ve davulu çalış tarzı oldukça kendine hastı. Sanırım siz yapıştırıcının ben olduğumu düşüneceksiniz, Mitch gruba gelmek istedi ve geldi. Zaman içinde yaptığı katkılar oldukça büyük oldu, ben sadece geçen bu süreyi ve gelişimi izledim.
Mitch: Öncelikle, eğer death metal yapıyorsanız ve bunu gerçekten çok seviyorsanız grupta kalırsınız. Bunun dışındaki şeyler saçmalık.

Thomas, sen ayrıca Armory’desin. Bu ikiliyi nasıl dengede tutuyorsun? Soul Remnants ve Armory’nin aynı sahneyi paylaştıkları oldu mu?
Thomas:
Bu muhtemelen hayal ettiğinden daha kolay çünkü iki grup da birbirinden çok farklı. Armory yalnızca gösteriler için prova yapmak ve kayıt işleri için toplanıyor. Belirli bir programla çalıştığımız oldukça seyrek. Evet hala oldukça vaktimi alıyor ancak başka işlere vakit ayıramayacak kadar değil. Soul Remnants biraz daha rutin. Sık sık toplanıp müziğimiz üzerinde pratik yapma imkanımız var. Şimdiye kadar aynı sahneyi paylaşmadık fakat böyle bir şey olursa güzel bir şey olur. Ve tabi er yada geç böyle bir şey olacak.

“Plague of the Universe.”den bahsedelim. Şarkıları kim yazdı, nerede kayıt ettiniz, en doğru eleştirileri kim yaptı?
Mitch:
En iyi formülün Tom’la başlayarak yeni riffler çalıp, davulda her kim varsa o rifflerin üzerine bölümler çalmasıyla başlamak olduğunu düşünürüm. Daha sonar ben şarkı tamamlanana kadar aynı şeyleri mırıldanırım. Tom’un genellikle şarkıyı insanlara göstermeden önce neye benzeyeceği ile ilgili güzel bir fikri vardır, bununla birlikte onun vokal ve davul çalışmaları da olur, bize kalan iş ise şarkının yönlendiği yere doğru gidip uyumlu bir şeyler çıkartmak olur. Pete Rutcho at Damage Stüdyolarında kaydı yaptık. Bu benim ilk profesyonel kayıt deneyimimdi ve kesinlikle bana yeni bir perspektif kazandırdı. Ayrıca Tom ve Rutcho’ya eğer iş kötü olursa bunu benim yüzüme söyleyeceklerine dair güvencim tamdı. Fakat en doğru eleştirileri hayranlarımızdan ve yerel grupların üyelerinden aldık. Herkes muhteşem sound’dan etkilendi.

“Plague of the Universe,”in kayıtları tamamen işe odaklanıp yalnızca bunu düşünerek mi geçti yoksa grup üyeleri sakin bir şekilde ve bu işten keyif alarak mı kaydı tamamlamayı seçtiler?
Mitch:
Kesinlikle muhteşem bir kayıt oldu, fakat kendi kısmımda gerçekten kendi kendimize oluşturduğumuz bir baskı hissettim. Gitarların ve davulun seslerini duyuyordum ve Tom ve Brett’in buna yetkin ve bir çok insanın asıl işin vokal üzerinde olduğunu düşündüklerini biliyorlardı, bu beni biraz kaygılandırdı. Fakat sıra kayda geldiğinde bütün bu saçmalıkları kafamdan attım ve oluruna bıraktım. Vokallerin kendilerini psikolojik olarak dört dörtlük hazırlamasa da siz gitarı elinizde tutarken bu çok önemli değil.
Thomas: Zor zamanlardı, ama albümle uğraşmak güzeldi. Brett ve ben kimi zaman kendi kendimizi çok gerdik. Kolay olduğunu söyleyemem fakat kesinlikle çok eğlendik.

Soul Remnants şarkı sözleri nasıl meydana geliyor?
Mitch:
Sözler açısından, çoğu birlikte yazdığımız sözler. Sanırım Plague of the Universe ve Burning Reflection yalnızca benim yazdığım tek albümler, fakat bunlarda dışarıdan fikirler alarak yazdığım şarkılar. Yazdığım sözlerin çoğu aşağı yukarı aynı şeyler hakkında, her nasılsa Tom’un ve benim söz yazış stilimiz birbirine karışmış gözüküyor. Benim kısımlarım genellikle insanların gündelik hayatta yaptığı şeyleri, hissettikleri şeyleri, kurmaya çalıştıkları üstünlükleri parçalar nitelikte. Ayrıca özgürlük gibi konular hakkında ya da bilgeliğin ölüm, kaos ve bilinmeyenden çok daha üstün olduğu mesajını taşıyan konular hakkında yazmayı da seviyorum. Bir çok insan vahşetin karanlık yüzüne ve ölümlerin dünyayı sardığı dönemlere geri dönmek ister ve bunun hoş bir şey olduğunu düşünür. Bense cehennemin bir köşesinde ateşleri izleyip o ateşlerde yanan insanlara “bir ders çıkardınız mı?” sorusunu sormayı severim.

Soul Remnants’ta neden Armory esintileri yok? Biraz thrash ve ambient hava güzel olurdu. Tabii ki bu benim fikrim.
Thomas:
Bunlar baştan aşağı birbirinden farklı gruplar. Bir sonraki Armory albümü ilk albüme göre oldukça fazla thrash içeriğe sahip umarım seni tatmin eder hahahahaha! Ancak bu iki projenin birbirine çok az da olsa etkisi var. Soul Remnants’ın içinde duysanız da duymasanız da çok az da olsa Armory etkisi olabilir, sonuçta iki gurup da saf metal yapıyor.

Soul Remnants’ın kendi ligine ait olduğunu düşünüyor musunuz? Önümüzdeki yıllarda daha bilinen bir grup haline gelmek ister misiniz?
Mitch:
Kendi liginiz derken underground piyasayı kastediyorsanız evet kesinlikle oraya aidiz. Dürüst olmak gerekirse gösterilerde toplanıp çıkamıyoruz ve festival gibi gösterilerde kendinizi göstermezseniz kimsenin sizden haberi olmaz. Her hafta sonu birkaç güzel festival olduğunu düşünürsek, metal müzik sevenlerin sizden haberi olmasını bu festivallere katılarak sağlayabilirsiniz.
Thomas: Canlı performanslarımızda seyirciyi etkilemek isteriz, fakat canlı performans şansımız seyrek oluyor. Şu an kararsızız. Ortalıkta aşırı derecede fazla oradan oraya zıplayan berbat metal grupları var. Düşündüğünüz şeyi yapmak için beklemek şu an en doğrusu gibi gözüküyor. Bir çok müzik türü öne çıkıyor, örneğin metalcore, progressive göre baskın çıkmaya başladı, ve death metalin ismini kötülüyorlar. Etrafta death metalin ne demek olduğunu bilmeyen dinleyiciler varken bu işi yapmak çok rahatsız edici.

Bir araya gelmenizde etkisi olan ya da size yakınlaştıran bir anınız veya yaşadığınız bir olay var mı?
Thomas:
Biz sadece bir araya gelip bira veya viski içip müzik yapıyoruz. Müzik yaparken problemlerimizden kısa bir süre de olsa uzak duruyoruz. Birimiz uyumsuzluk yaşarsa bu konuyu konuşuruz veya oradan uzaklaşır.
Mitch: İkinci gösterimizde herkesin bana aşık olduğunu düşünüyorum, çok sarhoştum, ayakta duramayacak gibiydim ve şarkıların arasında emo müziğinden ne kadar çok nefret ettiğimden bahsedip duruyordum. Bir diğer anı ise, eski bassçımız Brett’e yumruk atmaya çalışırken Tom araya girip yumruğu gitarına yemişti, daha sonra bassçı dışarı alındı tabii. Daha sonra çocuk her nedense Tom’un arabasını prova bitene kadar tekmeledi tabii bunu daha sonra öğrendik. Daha sonra eski gitarcımız bu olayı fark etti, çocuğu akıl hastanesine yollamak zorunda kaldık. O dönem aynı zamanda dünyanın en iyi davulcusunun alkol ve uyuşturucu kariyerine devam etmek için gruptan ayrıldığı zamana denk geliyor. Bu gerçekten hayatta kalmakla ilgili. Tom ve ben bu saçmalığın bir şekilde sona ermesi için çok düşündük, hangi yolla olacaksa.
Thomas: Söylediğim gibi saçma sapan şeylerle uğraşmak yerine asıl amacımıza yönelik çalışıyoruz.

Siz müziğinizle uğraşırken faturalarınızı ne ödüyor?
Thomas:
Güvenlik sistemleri kurulumu yapan bir teknisyen olarak çalışıyorum. Faturaları ödemek için yeterli bir iş. Gerçekten istediğiniz işi yapmak çok güzel bir şey, şu an yaptığım iş ise gelecekte istediğim işi yapmaya başlayana kadar boş kalmamak için yaptığım bir iş.
Mitch: Video oyunları için tasarım yaparak para kazanıyorum ki bu müzik işlerimi yapmaya çok da fazla vakit ayırabildiğim bir iş değil. Sanırım insanların kafasında grup kurmakla ilgili yanlış bir kanı var, bir albüm toparla ve bir bakmışsın ki Avrupa uçağındasın, fakat gerçekte böyle değil, tonla vakit ve tonla para harcamanız gerekiyor, buna karşılık tek ödülünüz yaptığınız müzik. Death Metal bu açıdan güzel, bu özelliği yalnızca para ve şöhret için aynı 50’lerden beri aynı şeylerin tekrarlandığı pop müzikteki gibi bu işi kalitesiz bir şekilde yapabilecek insanları uzak tutuyor.

Kendi müziğinizle uğraşırken aynı anda başkalarının hayranı olmaya vaktiniz oluyor mu?
Mitch:
Kesinlikle evet, Cannibal Corpse, Suffocation, Napalm Death… Bu sene Maryland Death Fest’e gideceğiz… Autopsy orada olacak... Bulunmak istediğim bütün bu gösterilerde olmak için vaktim var, fakat önceliklerim var. Pogo alanında olmalıyım… Morbid Angel konserinde pogo alanında boynumu çok zorladım, ertesi günse sahnede boynumu incittim. Beni yavaşlatacak boyun veya sırt ameliyatları istemiyorum, Eğer bu bir Soul Remnants gösterisi değilse sakin olmayı tercih ediyorum.

Heavy Metal dışında herhangi bir müzisyen dinliyor musunuz?
Thomas:
Birçok farklı tür müzik dinlerim. Dinlediklerimin %70’I metal, geri kalan %30 ise Frank Zappa, Buckethead, bir çok klasik rock grubu, Thin Lizzy, Steely Dan. Sağlam karakterli, kaliteli şarkı yazma taraftarıyım. Pop veya piyasa olmuş herhangi bir şey dinlemem. Çok klişe olacak ama radyo gerçekten boktan. Her neyse, saydığım artistler ve hatta klasik müzik bile müzikal kompozisyonlarımda fikir verebilir, yapı olarak da veya melodik olarak da. Ayrıca farklı türleri çalmak da ufkunuzu genişleten bir şey.
Mitch: Benim için, birer kült olan Alice in Chains, Guns n’ Roses, biraz Zappa, biraz Rush, bazen rock, bazen klasik, ve ancient metal.
Thomas: Evet, bunların hepsi çok güzel.

Albüm kaydında ve kaydından da öte pazarlamada kimleri örnek aldınız?
Mitch:
En uzun zamandır bu işi en iyi kimin yaptığına bakarım, gerçek cevapları bir araya getirdiğinizde bunlar Cannibal Corpse, Morbid Angel, Death, Deicide, Napalm ve adını sayamayacağım niceleri. Pazarlama denen kavram gerçek bir felaket, zenginlikle, ciddi giyimli bond çantalı kişilerle yürütülen ve içine girmesi zor bir iş.
Thomas: Günümüzün aşırı doygun dijital pazarında biz sadece olaylara göre hareket ediyoruz, bu iş tek gecede halledip ertesi gün sonuçlarını alabileceğiniz bir iş değil. Pazarlama sayesinde siz dinleyiciler Soul Remnants’ın ne kadar muhteşem bir albümü varmış diye düşünüyorsunuz, hahahahaha!
[Evet, gerçekten muhteşem bir album!—ed.]

Müzik sektöründe idolleriniz kimdir? Bass gitarınızla erişmek istediğiniz bir model var mı?
Thomas:
Chuck Schuldiner, Frank Zappa, Buckethead, Dave Mustaine, Steve Harris, Devin Townsend… Bütün gün saymaya devam edebilirim. Öncelikle kendilerine özgü vizyonları ve motivasyonları olan bu insanlara hayranlık duyduğumu belirtmek isterim. Hiç şüphesiz bass’da, Iron Maiden’dan Steve Harris benim favorim. İlk bass çalmaya başladığımda, Iron Maiden şarkılarını öğrendim ve onlar yıllar geçse de çalmaktan çok hoşlandığım şarkılar hala.

Grubun kullandığı ekipmandan bahsedersek, bu aralar kullandığınız yeni ekipmanlar var mı?
Thomas:
Brett albümde Premier davul seti kullandı. Benimse Kustom 4x12 cabinet’le birlikte kullandığım Marshall JVM 410-H’im var, bazen iki cabinet kullanıyorum, bu ne kadar gürültü istediğime göre değişen bir şey. Ek olarak basic setup olarak bir Boss noise suppressor, özel bir overdrive pedalı, bir tane de Morley wah veya Dimebag Darrell Crybaby kullanıyorum. Bazen doğru tonu yakalamak için equalizer kullandığım da oluyor. Bass takımım biraz daha basit, Hartke 4x10 cabinet ve Hartke solid state head. Bu şey hala hayatta ve çalışıyor. Yeni olarak çok kanallı kayıt imkanı sağlayan bir setup’ım var ve bu ikinci albümümüzün demolarını kaydetmek için güzel olacak.

CD koleksiyonunuz alfabetik midir? Bu aralar neler dinliyorsunuz?
Mitch:
Evet, CD kolleksiyonum A’dan Z’ye dizilidir, fakat bu sadece metal bölümü için geçerli. Kutuların içinde düzinelerce başka türlerden şeyler var. Son zamanlarda bir kaç ay once çıkan yeni Deeds of Flesh albümünü dinliyorum, yeni Bone Ritual albümünü de dinledim, kulağa inanılmaz raw ve kirli geliyor. Revocation’un son albümü de harika... Bilmiyorum, bu devirde o kadar çok ve hızlı ürünler çıkıyor ki artık neyin yeni olduğunu bile takip edememeye başladım. Herşeye rağmen Death Metalin en iyi yapıldığı dönem yirmi yıl öncesiydi.
Thomas: CD’lerimi düzenli tutamıyorum. Alfabetik sırada olduğu tek zaman mp3 playerımın içinde olduğu zaman. Yeni çıkanları takip edemiyorum. Ancak yeni Obscura albümünü çıkınca dinledim. Bu aralar Dissection, Strapping Young Lad, Death, Immortal, King Diamond ve Morbid Angel dinliyorum. Kısacası son zamanlar dinlediklerim oldukça standart şeyler oldu.

Size gore günün en güzel saatleri nelerdir?
Mitch:
Sabahın 4’ü. Her seferinde kendi kendime yatağa daha erken gitmem gerektiğini ve akşamları da canavara dönüşmemem gerektiğini hatırlatıyorum.
Thomas: Üretken olduğumu düşündüğüm her an güzel. Boş durmanın kaçınılmaz olduğu zamanlarda bile boş duramam.

Çok meşgul insanlarsınız. Müziğinize odaklanmanız gelecek yıllarda büyük başarılar getirecektir. Önümüzdeki yıllardan beklentileriniz neler?
Thomas:
Teşekkürler, umarım söylediğin gibi olur! Planım, ekipmanları da ikinci albüme göre ayarlarken, Soul Remnants’ı önümüzdeki yaz ve sonbaharda toparlamak. Armory ikinci CD’sini tamamlamak üzere, muhtemelen önümüzdeki yıllar şu an harcadığımız emeklere değecektir.

Bitiriyor olmamız çok kötü. Zaman ayırdığınız için teşekkürler. Kafanızın içinde neler var?
Thomas:
Kafamın içinde bir ton kan ve bir beyin var, muhtemelen seninkinde olduğu gibi. Röportaj için ve düşündüklerimizi metal dinleyicilerine aktarmamızı sağladığınız için teşekkürler. Gelecek sefere kadar hoşça kalın!
Mitch: İfade şansı için teşekkürler. Kafamın içinde ise çirkin ve şizofrenik bir beyin var.

Çeviri: Welder


Yazar: Miguel Miranda
  • Currently 2.4/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.4/5 (Toplam 309 oy)


 




BLACK OMEN - VIDEO Röportajı  OHOL YEG & KARANLIK Röportajı  EDGEFLAME Röportajı  KRAANIUM Röportajı  ZİFİR Röportajı 


ANCIENT FLAME ''Tyrant Blood''   SINMARA ''Hvísl stjarnanna''   DEATHHAMMER ''Chained to Hell''   BLACK OMEN ''Darkness Is My Essence''   KNELL''Jactura''   DOWNCROSS ''Mysteries of Left Path''   MALIST ''In the Catacombs of Time''   HOLY ARROW ''Fight Back To The Fatherland''   ROTTING CHRIST ''The Heretics''   WISHDOOMDARK ''Blood of the Black God''   MEHOMETH ''Discretion''   FUNERARIUM''Black Coronation''   SWAMP TEMPLE ''The Blood Of Their Gods''   IMHA TARIKAT ''Kara Ihlas''   SODOMIZER ''Grim Tales Of The Reaper''   ABATUAR/MORBID FUNERAL split   BARBATOS&HELLRIPPER split   DESTROYER 666 ''Call of the Wild''   DEMONIK ''Rise From Chaos''   CROC NOIR  ''Mort''   DARK PHANTOM 'Nation of Dogs''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions