VICTIMIZER RÖPORTAJI (Ekim 2010)


VICTIMIZER

Extreminal webzine Türkiye'den selamlar size Victimizer! Sizin müziğinizi dinledim ve çok beğendim. Bu benim için ilk röportaj olacak açıkçası. Ama korkmanıza gerek yok çünkü bende sizin gibi bir müzisyenim ve sizi gerçekten anlıyorum.:)
İlk sorum belki klişe olacak ama grubunuzu insanlara tanıtmak için gerekli olduğunu düşünüyorum. Lütfen bize elemanlar, grubunuz ve geçmişi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Ve acaba neden böyle uzun bir ara verdiniz?
Richard:
Selam Naenia, öncelikle son albümümüz hakkındaki güzel eleştirilerin için teşekkür ederiz, beğenmene sevindik.Victimizer 1996 yılında kuruldu. Konserler ve ilk demodan sonra bazı eleman problemleri yasadık. Bu yüzden 3 senelik bir aradan sonra asil kadromuzu oturtmayı basardık. Su anki kadromuz ise, gitar ve vokallerde ben, diğer vokal ve gitarlarda Sasha, davullarda Romeo ve Bass gitarda Chris'den oluşmaktadır. İlk demomuzun adı "devicderin" ve konserlerimizde de çaldığımız ilk full lenghtimiz ise "divided as one" dır. Kayıtlara hazırlık yaparken akabinde grupça bir frontman ve vokal bulmaya karar verdik Sasha ile birlikte, çünkü konserler de dikkatimizi gitarlara daha sağlam vermemiz gerekiyordu. Sahnede sürekli dikilip sadece mikrofona yapışıp kalmak hiç de eğlenceli olmuyordu bizim açımızdan. Çalıştığım yerde Niel ile tanıştım kendisi başka gruplarda da vokal yapmış tecrübeli bir vokalistti ve bu iş için doğru bir seçimdi. Çünkü bu tarz problemler ile yeterince uğraşmıştık ve yeni şarkıları yazmak epey zamanımızı almıştı. Ve"the spiral down" isimli full length EP'mizi kayıt etmeye karar verdik sonrasında da Hollanda da 2 mini turnemiz ve bir çok konserlerimiz oldu. Son albümümüzün şarkılarına da başlarken Sasha çok kotu bir kaza geçirdi. Ve onun tekrar sahnelere dönebilmesi için uzun bir zamana ihtiyacı oldu. Ama Sasha bizi bekletmek istemediği için onun yerine geçici eleman olarak Andrew ile çalışmamızı istedi. Kendini tekrar toparlayana kadar da Andrew gitarları devraldı ve kalıcı eleman görevini kabul etti.Tüm bunlardan sonra hep birlikte çok çalışıp son kaydımız ve ilk yasal albümümüz olan "tales of loss and new found serenity"i Deity down records etiketi ile piyasaya surduk.İste bizim hikayemizde budur..

Besteleri veya müzikleri ve söz yazma işlerini kim yapıyor? Yani nasıl organize oluyorsunuz grup içindeki misyonlarınızda? Şarkıları bestelerken hangi ruh hali içinde olursunuz ve dinleyicilerinize şarkılarınızla neler anlatmaya çalışırsınız?
Aslında her çalışmamızda farklı oldu o isler. Mesela bu son albümde şarkıları ve düzenlemeleri genellikle ben, Lirikleri de Niel yazdı.Yani bazı eserlerimizde sözler ve hikayeler birbirinden farklıdır bu yüzden. Gitar partisyonlarını ve vokal ham hallerini Andrew'in ev stüdyosunda Klikle birlikte çalarken prova odasında davulları alıyorduk fakat Romeo bize sürpriz yapıp bildiğimiz davul tonu ve önceden yazdığımız kalıpta çalmak yerine triggerı ile birlikte bazı bölümlerde doğaçlama takılmayı tercih etti. Tabi şarkıları yeniden dinlediğimiz sırada bir şeylerin değişmesi gerektiğini anladık bu değişiklik bizim acımızdan da çok iyi oldu. Gitar ve bassların bazı bölümleri yeniden yazıldı bazı bolümler uzadı bazı bolümler kısaldı en son aranjmanda da vokalin yeni hali ortaya cıkmış oldu. Grup olarak liriklerin teması bizim için gerçekten önemli. Yani o konuda politik ve hayali saçmalıklarla ilgili şeylerle uğraşmaktansa insanların gerçek hayatta yaşamış olduğu hislerden bahsetmeyi daha çok tercih ediyoruz. Sonuçta hepimizin bu dünyada bir şekilde değer verdiği şeyleri kaybetmiş olabilirliliği bize daha gerçekçi geliyor. Kaldı ki bizde bir çok kayıp yasadık bu zamana kadar aile, ilişki ve arkadaşlık konusunda.Yani kısaca ilhamımızı bu gibi tamamen insani duygulardan alıyoruz. Prova ve kayıt aşamasındaki zamanlarımızda eğlenceli ve güzel geçiyor. Zaten bu tarz müzik yapmanın zevki de burada. Yani tüm o içindeki biriktirmiş olduğun hüzün, kızgınlık ve negatif titreşiminizi alıp yerine pozitif şeyler koyuyor ve bir grup kafadar arkadaşla güzel bir zaman geçirmene, konserler vermene ve senden sonra gelecek nesiller için ortaya senden cıkmış bir eser koymana yarıyor, daha ne olsun :)

Yeni albümünüz için mix ve mastering gibi isleri Dan Swanö'nun yaptığını biliyorum. Bu nasıl oldu? Ve albümünüz gerçekten içinize sindi mi sonunda her şey bittiğinde?
Mix ve mastering işleri için seçeneklerimizi konuşurken Dan ilk seçimimiz oldu. Edge of Sanity grubu zamanında ismi fazla duyulmamış death metal gruplarına mix ve mastering islerinde yardımcı olmaya karar vermiş. Bu yaklaşımı bize ilham verdi ve bunca zamandır bizimde severek dinlediğimiz metal albümlerine imza atmış birisi. İlk prodüksiyonunun Hail of bullets olduğunu duymuştuk bizim de albümümüzün mix ve mastering işlerini yapıp yapamayacağını sorduk kendisine ve seve seve kabul etti. İlk mix aşamasını duyduğumuzda her şey netleşmişti bizim için. Ne kadar doğru bir seçim yaptığımızı anladık çünkü sound anlaşılır fakat yeterince de hayvaniydi. Her şey bitip kaydı dinlediğimizde ise her detay anlaşılıyor sound temiz ve güçlü geliyor ama bir o kadar da sert ve istediğimiz gibi olmuştu.Ve bu bizim ilk albümümüz olduğundan bizim için sound çok önemliydi. Gercekten çok memnun kaldık..

Son albümünüz "Tales of loss and new found serenity" yi gerçekten çok beğendim. Peki kapağı kim dizayn etti? Çünkü sizin tarzınıza çok yakışmış. Bu yeni albümünüzün hikayesi nedir? Bize biraz bilgi verebilir misiniz kapak, şarkılar ve bunlar gibi şeyler hakkında?
Söylediğim gibi hikaye genel anlamda kayıplar üzerine. Fakat kapak biraz tesadüfi oldu. Çünkü aklımıza ne geliyorsa yazıyorduk daha önceki şarkılarda normalde. Bu sefer şarkıların bütününe bakıp albümün ismi ve kapak resmini daha uygun yapmak istedik. Daha önce Another Messiah'in işlerine bakıp beğendiğimiz artwork işlerinde sağlam bir isim olan Richard Spierings ile çalışmayı uygun gördük. Evine gittiğimizde albümümüzün lirikal içeriğinden, nasıl bir şeyler istediğimizden ve daha önce beğendimiz işlerinden bahsettik. Fakat aynı zamanda hemen ilk bakışta istediğimiz mesajı veren bir kapak değil de, albümün hikayesiyle paralel olan ve yaratıcılığın içine gömülü bir imaj istedik kendisinden. Biten işe baktığımızda gerçekten de bizim ne istediğimizi anladığını gördük.Cunku biz artwork islerinin müzik ve liriklerle örtüşünce, bizi ilk defa dinleyecek olan insanlara daha iyi bir sunum yapabileceğimizi anlamıştık..

Grubunuzun geleceği için planlarınız neler? Extreme müzik için hedefleriniz neler? Ve genel anlamda grubunuzun ve extreme müziğin geleceği hakkındaki düşünceleriniz neler?  Gelecek daha mi iyi yoksa kotu gibi mi gözüküyor extreme müzisyenler için?
Konserlerimizde çalmak için son albümden daha çok şarki seçtik ve tanıtım konserlerini daha fazla tutmayı düşünüyoruz. Çünkü bu şarkıları yazarken ve kaydederken çok zaman harcadık.Almanya'da mümkün olduğunca daha çok konser vermeyi hedefliyoruz. Hollanda'da zaten epey bir konser vermiştik ve bu bizim ufkumuzun genişlemesine yaradı. Extreme müzik bence daha iyiye gidiyor. Fakat şunu da belirtmeliyim ki, extreme tayfayı çok fazla takip edemiyorum ve çok fazla yeni grup bilmiyorum. Daha çok bana güzel hisler ve ilhamlar verecek eski extreme grupları dinliyorum. Eskiden beri severek dinlediğim grupların yeni albümlerini aldım. Misal Napalm Death son derece hayvani ama yenilikçi de. Daha başka sayacak olursam son albümlerini aldığım gruplar arasında Paradise Lost, Celtic Frost ve Trypticon albümleri başta gelenleridir. Yeni extreme kalabalıktan çok daha iyidir bu saydığım tarzdaki gruplar bence. Bizim istediğimiz ise sadece yaptığımız müziğin dinleyici kitlemizin kanında dolaşması ve zamanla daha da çoğalarak yayılması.

Müzikal festivaller yada konserler için hiç farklı ülkeler de bulundunuz mu? Bulunduysanız kendinizi sahnede nasıl hissettiniz?
Sadece Almanya'da bulunmuştuk ve bizim için güzel bir deneyimdi. Çünkü orada gerçekten bu müziği severek dinleyen çok kalabalık bir kitle var. Fakat yine de bizim için fark etmez, hiç dilini yada adini bile bilmediğimiz küçük garip bir köyde bile konser verebiliriz.Hatta adresini versen senin evinin önünde bile çalabiliriz hahaha :D

Hehehe :D Tamam, biraz da güncel sorular sormak istiyorum size. Hayatiniz boyunca hangi gruplar yada müzik türleri sizi çok etkiledi?
Hmmm çok zor bir soru bu.. Bu zamana kadar beni o kadar çok çeşitli tarzlar ve gruplar etkiledi ki hepsini saymaya kalksam yazacak yer bulamazdınız sanırım :) Ufakken ailemin de severek dinlediği gruplarla başladım bu müzikten etkilenmeye zaten. Misal Creedence, Pink Floyd, Deep Purple, Jimi Hendrix, Black sabbath.Yani 60'lar, 70'ler, 80'ler grupları. Daha sonra Gunses'n Roses beni benden aldı. Fakat yeniliklere acık olmak ve yaratıcılık kazanmak için tabii ki daha çoğuna ve sert şeylere ihtiyaç duydum, ve ardından Iron Maiden Live after death albümü ile tanıştım. Yani Iron maiden'dan Napalm Death'e, Darkthrone'dan Saint Vitus'a kadar her şeyi dinledim. Fakat şimdilerde ise her tarzdan her şeyi dinliyorum açıkçası. Goldfrapp'in ilk hali ve Portishead'i de beğeniyorum. Diğer karanlık altyapılı hip-hop ve trip-hop yapan grupları da seviyorum. Misal Mobb Deep ve Onyx'in ilk iki albümleri, Immortal Technique, Jedi Mind Tricks vb. gibi. Ama söylemeden geçemeyeceğim her şeyden önce tabii ki metal dinlemeye devam ediyorum!

İnsanlar her zaman "yasamak için bir ise ihtiyacımız var" yada bunun gibi şeyler söylerler, bilirsiniz ki. Bu onların lanet yalancı hayatlarının sistemindeki altın kuraldır. Biz onlara inanmıyoruz ve her zaman onların boktan kurallarının karşısında olacağız fakat bizimde yasamak için çalışmamız yada okumamız gerekiyor gibi gözüküyor halen. Ya siz ne yapıyorsunuz yasamak için? Çalışıyor, okuyor yada sadece müzisyen misiniz?
Ah keşke sadece müzisyen olarak geçimimi sürdürebilseydim haha :) Hayır, maalesef bende dediğin sistemin içindeki herkes gibi çalışarak yasıyorum. Bende nefret ediyorum çalışmamdan yararlanan bir parazit gibi kendi refahları için kurallar koyanlara... Bir akıl hastanesinde çalışıyorum, genelde uğraştığım delilerin hepsi sabıkalı fakat müzik dışında kalan tüm zamanımı işime harcamayı seviyorum. Bu işe girmememin asıl sebebi aslında insan davranışları ile çok ilgili olmamdan kaynaklanıyor. Diğer insanların davranışlarını inceledikçe kendimle ilgili daha çok şey öğreniyorum. Ve insanların kişiliklerini geliştirmesinde yardımcı olmayı seviyorum. Ama tabi bunun yanında işimin mesai saatleri sabit olmadığı için grupla ilgili organizasyonlar da biraz benim etrafımda dönüyor.

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Herhangi bir hobiniz var mıdır?
Müzikten arta kalan zamanlarımda genellikle evde müzik dinlerim, film izlerim. Özellikle korku filmleri fanıyım ve evde koca bir arşivimim var (Açıkçası görmek isterdim çünkü bende delisiyim  - Naenia Virtus) Acayip kimsenin pek bilmediği underground korku filmlerini araştırıp arşivimi genişletmeyi seviyorum. Ayrıca Pixar'ın yapmış olduğu animasyonları da çok seviyorum. Her tarzda filmleri de takip ediyorum fırsat buldukça. Oyunlarla da baya ilgiliyimdir özellikle eski rpg oyunlarını çok severim. Ebediyetin gizi ve geçmişiyle bağlantılı SNES ilgimi çekiyor. Boş zamanlarımda bunlarla ilgileniyorum kısacası..

Son bir sorum var size. Ve röportaj için gerçekten teşekkür ederim sizlere. Benim için çok iyi oldu. Sizin gibi extreme müzisyenler için tavsiye verebilir misiniz lütfen? Ve kendinizle, grubunuzla, dinleyicileriniz veya bizimle ilgili eklemek istediğiniz son bir cümleniz var mı?
Röportaj için ben de çok teşekkür ederim. Sorularını beğendim gerçekten ve açıkçası bana ilk röportajınmış gibi gelmedi. Extreme müzisyenler içinse verebileceğim özel bir tavsiye yok sadece neye inanıyorlarsa onu yapmaya devam etsinler. Sağlam dursunlar ve asla mücadeleden vazgeçmesinler. Son olarak ise her kim bu röportajı okuyorsa yeni albümümüze bir göz atsınlar ve yolları buralara düştüğünde bizi canlı izlemeye gelsinler! ;)


Yazar: Naenia Virtus
  • Currently 2.4/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.4/5 (Toplam 292 oy) Teşekkürler!


 




KNELL Röportajı  PERSECUTORY Röportajı  BLACK OMEN - VIDEO Röportajı  OHOL YEG & KARANLIK Röportajı  EDGEFLAME Röportajı 


HELEVORN ''Aamamata''   WINDSWEPT ''The Onlooker''   ATTIC ''Sanctimonious''   THE SCARS IN PNEUMA ''The Path of Seven Sorrows''   DEITY ''Evil Seed of Life''   WHISKEY RITUAL ''Black Metal Ultras''   DESERTED FEAR ''Drowned By Humanity''   AGONY REIGNS ''Death From Within''   FLAMEN ''Furor Lunae''   CANDLESMASS ''The Doord of Doom''   DARK EDEN ''The Chaos Masquerade''   KAMOS '' Living Without Light''   EXILE ''Unveiling Insanity''   ANCIENT FLAME ''Tyrant Blood''   SINMARA ''Hvísl stjarnanna''   DEATHHAMMER ''Chained to Hell''   BLACK OMEN ''Darkness Is My Essence''   KNELL''Jactura''   DOWNCROSS ''Mysteries of Left Path''   MALIST ''In the Catacombs of Time''   HOLY ARROW ''Fight Back To The Fatherland''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions