DEBT OF NATURE RÖPORTAJI (Ekim 2010)


DEBT OF NATURE

Extreminal webzine'den selamlar sizlere Dept of Nature! Oncelikle, belirtmek isterim ki kendinize has bir tarz yaratmışsınız ve şarkılarınızın ruh hali değişken. Bu da dinleyici üzerinde değişik etkiler bırakıyordur eminim ki.
Marcus :
Selam Naenia, Dussendolf'dan selamlar, Nasılsın?

İyiyim ama bu aralar işlerle yoğundum:) O yüzden Biraz geç oldu röportaj bunun için üzgünüm. Evet,simdi sorularımıza gecelim isterseniz. İlk sorumu standart olarak grubun tarihi ile ilgili sormak istiyorum. Lütfen bize biraz bilgi verebilir misiniz grubun dünü, bu günü ve son kadrosu ile ilgili?
Marcus :
Basitçe biz bir güzel ve beş canavardan oluşuyoruz. Dört yıl önce bir güzel kayboldu ama müzikal yakınlaşmamızdan ötürü o da hayvanlaştı bizim gibi desem eheh :) Biz Round The Void, Legacy Of Darkness ve Sabiendas(Su an halen aktifler) adlı gruplardan artakalan elemanlar birleştik ve bir sene içinde ilk şarkılarımızı oluşturduk, bir demo kaydettik ve konserlerde çalmaya başladık. 2008'de “Dreams Kill On Command” isimli ilk albümümüzü kaydettik ve bir çok hayranımızdan güzel tepkiler ve eleştiriler aldık. Bu olay bize haritamızdaki hedeflerimizi seçmemizde yardımcı oldu yani kendimizi aşmamızda ve büyük festivallerde sahne almamıza yardımcı oldu. 2009'da ise Deity Down Records etiketi ile “Crush, Kill And Burn” isimli albümümüz yayınlandı. Bu albümün şarkı yazımı sırasında Kev (davul) and Masae'de aramıza katilmiş oldu.Ve işte karşınızdayız.

Gruptaki elemanların misyonları nelerdir? Şarkılar daha çok nasıl bir ruh halindeyken oluşuyor?
Marcus :
Ben misyon demeyi tercih etmiyorum. Ama senin bu soruyu doğru anlamışsam biz şarkıları yazarken neler hissediyoruz ve sözleri şarkıya uyarlarken ne ifade etmek istiyoruz değil mi? Bizim bestelerin iki aşamalı süreci oluyor genelde. Birincisi melodileri, riffleri ve vokal hatlarını belirliyoruz, o zaman hepsini bir araya getirdiğimizde lirikal fikirle birlikte şarkı da adım adım gelişiyor. Ruh halimiz ise sounddaki saldırganlık ile "arınmış" bir hale gelmesi iyi ve pozitif bir neden oluyor. Ama lirikal olarak daha çok gerçek hayatın haksız, iğrenç değerlerinin değiştirilmesine değiniyor.Ve canlı performanslarımızda seyirci ile duygusal iletişimimizde bu öyküleri ve bilgileri kafalarının içine sokmuş oluyoruz.Nasıl düşünecekleri onlara kalmış.
Marc : Selam Naenia, Marcus'un da dediği gibi biz bir misyon peşinde değiliz. Sadece prova stüdyosunda bir araya gelip, Marcus ve Simonun yeni yazdığı şarkı veya riff yada belki yazılmış olan bazı lirikleri şarki bitene kadar tekrar tekrar yeni partisyonlar eklemeye çalışırız.

Albümünüzün mix ve mastering işleri ANDY CLASSEN tarafından yapıldı. Soundunuz nasıl oluştu ve içinize sindi mi her şey?
Marcus :
Oldschool etkileşimli thrash ve melodik alt tabanlı klasik death metal geçişleri bazı partisyonlarda black metal ve hardcore tabanlı çizgiler kullandığımız için soundumuz biraz ortaya karışık türden oldu. Bu yüzden trigger ve efekt kullanılmadan kirli ve lanet agresif bir sound oluşturduk.Ve ben Andy'nin bu pozisyonda harika bir iş çıkardığını düşünüyorum.Kısacası her şey gerektiği gibi oldu ve içimize sindi bizim açımızdan.
Marc : Evet, Onun bu müthiş işi için Andy'e teşekkür etmeliyiz. Gerçekten katil bir prodüksiyon. Bizim albümü maksimum ses düzeyinde dinleyin lütfen, -ta ki kulaklarınız patlayıp ölene dek!!! :)

Sonunda beklenen albümünüz Deity Down Records'dan çıktı. Promosyonlar, konserler ve tanıtımlardan memnun musunuz? Nasıl gidiyor her şey hayatınızda? Gelecekteki planlarınız ve hedefleriniz neler?
Marcus :
Canlı performansları planlama faaliyeti içindeyiz zaten. Promosyon işleri şu ana kadar iyi gidiyor. Röportaj istekleri,ezici bir çoğunlukla iyi kritikler ve izleyicilerin çok klas tepkileri var. Açıkçası istediğimiz gibi gelişmekteyiz. Bu doğal bir şey. Yani biz bir araya gelerek ilk şarkımızı yazdık, ilk sahne deneyimimizi, ilk albümümüzü ve anlaşmamızı, daha büyük festivaller vb gibi şeyleri gerçekleştirdik.İçimizde mevcut olan müzik gazıyla tabi ki daha üst bir kademeye geçmeyi istiyoruz. Eğer bizi sahnede canlı olarak izlemeseydiniz lanet kağıt erkek tabakasından olmadığımızı anlardınız.

Sahnede hayranlarınızla iletişiminiz nasıl? Hiç hatırladığınız ilginç bir anınız var mı?
Marcus :
Oo bir sürü var Naenia, Bazı harika fanlarımız 2007 senesine kadar bize katılıp sahne şovumuzda yer aldılar. Bir düşün, yani biz Slayer değiliz ki. Müzisyenler için doğum günü hediyeleri alırlar ve buna benzer şeyler işte. Küçük ama her birimizi rahat ettirmek için ellerinden geleni yaparlar.

Extreme bir grup olarak prensipleriniz nelerdir? Kendinizle ilgili sınırlarınız veya kurallarınız var mı?
Marcus :
Tek kuralımız pısırıklık yapmamak. Dept Of Nature'un clean bir vokal ile çalışabileceğini sanmıyorum. Ama belki düşüncelerim ciddi anlamda değişecek yada yaşlı bir piç olduğumda anca hahaha.
Marc : Adım adım planlarımızı yapıyoruz. Bu bizim inancımız. Bakalım gelecek neler getirecek..

Genel anlamda extreme muzik ve tayfası hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Sizi rahatsız yada memnun eden şeyler nelerdir?
Marcus :
Beni ne gururlandırır? Açıkçası bir çok insan milyonlarca dolar kazanamasa da veya büyük bir buluş yapamasa da sahnesini canlı tutmak için becerilerini kullanıp kalp, ter ve kanla çalışıyor olmasıdır. İşte bu gerçeklik bizi gerçek kılan azimli ve onurlu bir kültürel meseledir. Her türlü sahne politikalarından nefret ederim. Özellikle de black metal ve deathcore. Bu adamlar müziğin ruhuna odaklanmalıdır. Pantolon şirketlerinin ürünlerine değil.
Marc : Seksenlere geri döndüğümde orda her tarzdan insanları bir araya getiren ve yeraltı olmanın aslında kutlu olduğu kocaman bir sahne vardı. 20 sene sonrada aynı olabilir fikrini seviyorum.Ve yeniden o muhteşem zamanları tekrar yaşayabiliriz güzel yeni gruplar ve güçlü gazilerimizle birlikte..

Bazı gruplar popülerliğe ulaşmak için bazen tarzlarını değiştirebiliyorlar. Sizin böyle bir amacınız olacak mı ilerde? Yoksa hep aynı çizgi de mi yürüyeceksiniz?
Marcus :
Evet ben bunu değiştirmek istiyorum. Eğer bizim sesimiz bu kadar çeşitli ve değişken olsaydı fark etmeyen kimse kalmazdı. Hayır, sadece şaka yapıyorum :) Kesinlikle ticari nedenlerle bir şey değiştirmeyiz. Sadece sanatsal nedenlerle sitilimizi değiştirebiliriz. Şundan emin olun ki biz sadece oldschool tarzında şeyler çalmaya devam edeceğiz. Bu benim için bir çeşit travma: Bunu asla unutmayacağım, 1994 senesinde Massacra- sahnedeyken sadece "Sick" albümünden rezil-sıkıcı şarkılarını çaldılar. "Enjoy the violence" gibi ölümsüz bir marş yazan bir gruptu kendileri.
Marc : Marcus'un ne demek istediğini anlıyorum. Biz asla ticari nedenlerle değişmeyeceğiz. Ama aynı zamanda da 20 sene sonra evire çevire aynı şeyleri tekrar tekrar çalamayacağımızı da biliyorum. Bir grup her albümüyle büyümeli ve kendini geliştirmeli. Bizim için önemli olan her şarkıyla, her albümle daha iyiye gitmektir. Bunun ticaretle bir ilgisi de yok.

Hangi ülkelerde konser vermek isterdiniz özellikle?
Marcus :
Türkiye adamım :) Sadece yol paramız, yiyecek, içecek ve yatacak yer vb gibi karşılansın. Sizi sarsalım :)
Marc : Her yer adamım. Biz her yerde çalarız yeter ki koşullar iyi olsun!

Hayatınız boyunca hangi gruplar veya tarzlardan etkilendiniz? Favorileriniz nelerdir?
Marcus :
Tüm zamanlarımın grupları Iron Maiden, Slayer, Megadeth ve Morbid Angel.Hala beni etkilemeye devam eden gruplardır. Bundan başka ultra-brutal death metal grupları, bazı soundtrack albümleri ve sakin tarzda müzik yapan Tori Amos ve Lara Fabian'dır.
Marc : Ben metal, punk, HC, grind, heavy metal gruplarıyla büyüdüm. Cd player'imin asla vazgeçemeyeceği gruplardan birkaçı ;
1. Heathen – The Evolution Of Chaos.
2. Armored Saint – La Raza.
3. Exodus – Exhibit B: The Human Condition.
4. Accept – Blood Of The Nations.
5. Overkill – Ironbound.


Son bir sorum daha var size. Sizin gibi extreme müzisyenler için tavsiye verebilir misiniz lütfen? Dinleyicilerinize ve destekçilerinize söylemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?
Marcus :
Kendinize inanın, kendi sitilinizi oluşturun, çünkü extreme metal kişisel kimliğinizi inşa eder. Bu onun asi karakteridir.Şu anda büyümüş olan diğer grupları kopya etmeyin.Ah- ve prova,prova, PROVA!

Roportaj icin cok tesekkur ederiz ve başarılarınızın devamını dileriz. Extreme kalın!
Marcus :
Evet Naenia - Röportajın için biz teşekkür ederiz. Büyük bir dergi olmaya devam edin. Türkiye'deki tüm metal tutkunlarına saygılarımızla, görüşürüz.
Marc : Çok teşekkür ederiz bu güzel dergide bize de yer ayırdığınız için. Belki bir gün sizinle 'Mosh' yapmak için Türkiye'ye geliriz. Sitelerimizi ziyaret etmek için : www.myspace.come/debtofnaturemetal yada www.debtofnature.de
Mosh on.


Yazar: Naenia Virtus

 




GOREBRINGER Röportajı  BURIAL INVOCATION Röportajı  KNELL Röportajı  PERSECUTORY Röportajı  BLACK OMEN - VIDEO Röportajı 


Sumgzeit - ''A Death of You''   Nunslaughter/Hatevömit Split   A Secret Revealed ''Sacrifices''   Human Deformation - ''Apocalypse Of Putrid Humanity''   Gorebringer - A Craving For Flesh   Misþyrming ''Algleymi''   Mgła ''Age of Excuse''   TIRAN ''Apocalyptic Tales''   ORGANECTOMY ''Existential Disconnect''   RAVAGER ''Thrashletics''   POSSESSED ''Revelations of Oblivion''   FORGOTTEN ''Of Past And Passion''   DEUS MORTEM ''Kosmocide''   ROCK HARD FESTIVAL 2019  KRİTİĞİ   HELEVORN ''Aamamata''   WINDSWEPT ''The Onlooker''   ATTIC ''Sanctimonious''   THE SCARS IN PNEUMA ''The Path of Seven Sorrows''   DEITY ''Evil Seed of Life''   WHISKEY RITUAL ''Black Metal Ultras''   DESERTED FEAR ''Drowned By Humanity''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions