DEUS OTIOSUS RÖPORTAJI (Şubat 2011)


DEUS OTIOSUS

Danimarka death metal camiyası için yeterli paylaşımı sağlayabilecekleri ortama sahip olmayan bir ülke.Ne acıdır ki bir İskandinav torunu olan bu ülkede halen Mercyful Fate‘ten daha büyük bir grup ortaya çıkmamış gibi gözüküyor.Deus Otiosus ,Danimarka underground piyasasının en haşarı gruplarından biri ve bu işi en çiğ ,en ilkel haliyle yapıyorlar. Bu kısa muhabbet Extreminal’in part-time yazarı ile gitaristleri Henrik Engkjaer arasında grubun ilk albümleri sonrası gelen tepkiler, yaşadıkları yer ve müzik piyasası hakkında oluverdi.

Müzik dinlerken bir alışkanlığımda duyduklarımı not etmektir.Sizi dinlerken şöyle not ettim ”mükemmel bir brutalite“. Acımasız bir death metal takımı olmak için kendinizi nasıl ifade ettiğinizi düşünüyorsun ?
Eğer sende dinlerken “mükemmel” diye not alıyorsan bence bu yeterli fakat kendimizi biraz daha iyi ifade edecek olursak asla diğer death metal grupları gibi değiliz, diyebiliyor olmak herşeye bedel bir açıklama olacaktır.Çünkü yazım esnasında tüm parçaların birbirlerinden farklı kısımlardan oluşmaları için özellikle uğraşıyoruz.Buda yapmış olduğum müziği benim için daha “farklı” kılması açısından bir ideal dürtüdür. Bir çok grup değişik şeylere odaklanmışken biz sadece müzik yapmaya odaklanıyoruz. Ama ne tarzsınız siz diye soranlara “old school death metal” cevabını hiç çekinmeden verebilirim. Her neyse biz herhangi bir grup gibi anılmak istemiyoruz. Eski kafadan bir grup gibi olup hiç yapılmamış olanı yapmak bizim için biçilmiş kaftan diyebilirim.Şöyle bir düşünecek olursak son 15-20 yılı yaşamamış olsak ve yeni bir metal tarihi yazıyor olsaydık. Şu an da 93 leri yaşıyor olurduk.Müzik seni geçmişe götürüp yeniden günümüze döndürebilecek tek güçtür.

Kaç tane değişik grup üyesi ne kadar zamandır undergroundda takılıyorsunuz ?Bu beş kişiyi ne bir arada topladı ?
Ben Hideos Invasion grubu ile nerdeyse 10 yıldır piyasanın içerisindeyim demolar vs. Yayınladım.Peter, Soren ve Jesper ile 2004 yılında bu gruba başladık.Victimizer grubunda Peter ile birlikte çaldık. Zaten kardeşim oluyor kendisi, Soren de bizleydi sonra yeni grup kurmaya niyetlenince onları çağırdım tabi ki... Anders'ı önceden tanıyordum ve Deus‘a başladığımızda ona da vokalleri yapması için bir davette bulundum. Anders aslında 2005 yılına kadar metal dinlerdi ama bu kadar underground işlerle uğraşmazdı.

Grup elemanları arasındaki enerjiyi nasıl bize açıklayabilirsin ?
İlk provaya kadar hiç bir grup elemanı birbirini tanımıyordu desem ne dersin ? O günden sonra prova stüdyosundaki atmosfer ve enerji tutunca eğlenceli ,relax bir grup haline geldik. Ben daha önce bu kadar birbirine zıt adamın aynı grupta olduğu bir toplulukta çalmamıştım. Provaya boktan bir ruh haliyle mi geldin hiç üzülme prova bitince yüzünde bir sırıtış ile stüdyonun kapısından dışarı çıkarsın.Birlikte takılırız,eğleniriz, sarhoş oluruz .Bütünlüyle bir grup olabilmek gerçekten çok keyifli bir serüven..

Üzgünüm sizin şehrinizi pek bilmiyorum,Danimarka’nın hangi tarafındansınız,orada metal ortamları ne alemde ?
Kopenhag taraflarındayız,Danimarka’nın başkenti ve en doğusunda yer alan memleketi denebilir.Kopenhag ‘ı geçtim Danimarka’nın genelinde metal piyasası çok zayıf,Hideous Invasion ve Strychnos gibi iyi gruplar olmasına rağmen piyasamızı pek beyendiğimi söyleyemem.Underground da da şu gruplara bir göz atmanı tavsiye ederim : Undergang, Symposion, Ligfaerd, Crematoria, Blackhorned. Bildiğin gibi dünyanın her yerinde Burzum, Pantera ve US Death metal klon grupları var ve maalesef ki bunlarda Danimarka’da çoğunluktalar. Underground da iyi festivaller oluyor ve bir kaç iyi dergi/fanzin piyasada ki boşluğu doldurmaya çalışıyor. Kill-Town Death Fest ve Metal Magic Festival gibi güzel organizasyonlar oluyor fakat hepinizin de bileceği gibi undergrounddaki derin ekonomik problemler bu tip organizasyonların ilerlemesini engelliyor. Bir çok olumsuzluklara rağmen Danimarka’da müzik her zaman devam edecektir.

İlk “Deus Otiosus” albümünün bu sene çıkacağı duyuruldu fakat “Murderer” henüz piyasaya çıkmadı,niye ?
Aslında bazı şeyler istediğimiz gibi gelişmedi, bir çok firma ile görüştük ve anlaştık fakat nedense hepsi bir anda ortadan kayboldular. Dürüstçe söylemem gerekirse kendi albümümüzü kendimiz basabilecek durumda bir grup değiliz, bir çok finansal problemimiz bulunuyor.American Line isimli bir firma ile Güney Amerika’ya dağıtım için anlaştık. Hatta kendileri tüm dünyaya dağıtacaklarını söylüyorlardı fakat nedense yukarıda da belirttiğim gibi gözden kayboldular. Her neyse bizde Alman firma FDA Rekotz ile anlaştık.”Murderer” albümünün Güney Amerika versiyonu çıktı . Dünya çapında dağıtım için bazı farklılıklar yapılacak yakında görebileceksiniz..

İlk albümünüze dönecek olursak; elinizde şimdiye kadar yaptığınız ne gibi materyaller vardı, kaydı nerede yaptınız ?
“No Life “ adında bir parçamız vardı .Demomuzda yer almıştı ama yeniden kayıt edilmiş hali tamamıyla değişik. Yeni gitar ve davul aranjeleri yapıldı. Ekstra gitarlar, solo ve vokal kayıtları yenilendi. Bazı bölümlere klavye ekledik. Earplug Stüdyolarında kayıt ettik. Mercful Fate grubu “Evil” isimli single'larından Melissa isimli parçayı burada kayıt etmişti. Earplug stüdyolarından tamamıyla tatmin oldum diyebilirim.

Grubun ana söz yazarı kimler? Deus Otiosus’un şarkılarının tohumları nedir? Şarkılar bir riffle mi başlıyor, yoksa aklınızdan geçen herhangi bir düşünce ile mi başlıyor?
Şimdiye kadar grubun ana şarkı yazarı –ve de tek- benim. Eski bas gitaristimiz Jens Nepper . “Ye Pigs of Little Faith” şarkısı için söz yazdı. Ama şarkıların düzenlemelerinde herkesin katkısı oluyor. Genelde de provalarda olur. Şarkılar sizin tanıyacağınız hale daha da yaklaşıyor. Bir şarkı tabi ki uyumlu ve birbiriyle ilgili şeylerden bahsetmelidir, o yüzden de ana bir fikir veya çekirdekten gelişiyor, genelde birkaç fikir birleşir ve şarkının temelini oluşturur. Bazen aklımda somut olmayan fikirler oluyor ve bir anda bu fikirlerin birleştiği konuyla alakalı ve ilginç bir şarkıyı canlandırabiliyorum.
Mesela bir şarkının asıl başlangıcı, bir ana riffim, belki birkaç yan riffim, bir nakaratım ve hız, duygu ve atmosfer, önemli bileşenler ve bölümler ile şarkı teması hakkında genel bir fikrim olduğunda oluşur. Şu sıralar baya üretkenim ve materyal üretmede sadece benim olmamla işler iyi ilerliyor. Bununla birlikte diğerleri de istedikleri şekilde katkıda bulunabilirler tabi, ve Deus Otiosus ile ilgili güzel şeylerden biri de beslendiği müzik alanı çok geniş ve herkes grupla ilgili bir fikre sahip olduğunda muhtemelen daha da genişleyecektir.

Grubun stüdyodaki çalışma ahlakını nasıl tanımlarsınız?
İşin açıkçası grubun çok parası yok ve stüdyo da boş olmuyor. Başarılı olmak istediğimizden dolayı stüdyoda iyi bir çalışma ahlakımız var. Hazırlıklı bir şekilde gelir ve herkes kendi işini bilir. Yani çalışabildiğimiz kadar çalışırız ve prodüktörün de zaman zaman dinlenmesi gerektiğini pek hatırlamayız. Çoğu zaman stüdyoda kayıt yapan sadece bir kişi oluyor, o yüzden de çok bekliyoruz. Ama şarkıları nasıl çalacağımızı bildiğimizden ve şarkıları çiğ bir tavırla yazdığımız için sayısız yeniden çalmalarla, kopyala-yapıştırla, beat bulma ve buna benzer şeylerle çok zaman kaybetmiyoruz. O yüzden de albümü daha hızlı kaydedebiliyoruz.

“Murderer”daki tüm şarkılar bir noktada canlı çalındı mı? Çekirdek dinleyici kitlenizin en çok tanıdığı şarkınız hangisi?
Evet, geçen sene, albümü kaydetmek için stüdyoya girmeden önce set-listimiz baştan sona sadece “Murderer” albümünden oluşuyordu. Listenin çoğu hala bu şarkılardan oluşuyor, çünkü bu bizim çıkış albümümüz. Ama “Murderer” çok yeni olduğundan, en bilindik şarkının, demoda ve split CD’de bulunması dolayısıyla “No Life” olduğunu söyleyebilirim, ve belki de “Wall of Violence” ve “Thousand Arms of the Dead” de birçok karma albümde ve internette bedava olduğu için popüler olabilir tabi. Şimdiden bizle beraber “Murderer”dan şarkıları söyleyen kişiler görüyorum, mesela “Ash World” şarkısı. Bu yüzden de umarım ki gelecek sefer sahneye çıktığımızda daha çok insan şarkılarımızı biliyor olacak.

Evet, konserler… Deus Otiosus’un çaldığı bazı yerlerin adını verebilir misiniz? Hangi tür seyirci death metal için toplanıyor ve çok fazla bira ile çok fazla metal birleşince işler ne kadar sert hale geliyor?
Deus Otiosus Danimarka’da birçok şehirde çaldı ancak ne yazık ki şimdilik yurt dışında çalmadı. Almanya’da çalmamız için bir iki teklif aldık ama şu an pozitif bir şey yok. Konserlerimiz için metalciler geliyor ve bazı yerel kaçıklar geliyordur sanırım. Bira ve metal olmasına rağmen, öyle çok da sert olduğunu düşünmüyorum işlerin. Eğer biri eve yara bereyle gidiyorsa, sebebi, onlarla konsere gelmiş olmasıdır.

Konserlerinizde çoklukla mosh mu çeker izleyiciler yoksa sadece çirkin surat ifadelerine bürünüp, mosh yaparak anlamsızca böğrünürler mi ?
İnsanların kızgın suratlar yaptığı ve böğürdüğü bir konserimiz olmadı hala, ama sanırım çok iyi olurdu – belki de bazı sert davranışlar için de başlangıç? Birçok konserde headbang yapan, mosh çeken veya sahne dalışı yapanlar oluyordu. Kalabalığın oturup beklemektense bir şekilde reaksiyon vermesi daha güzel tabi. Bana göre en güzel hareket ise, şarkıya eşlik etmek ya da şarkımızı bildikleri ve sevdiklerini gösterecek diğer hareketlerdir. Bazı insanlar hızlı ve sesli olan her şeye çıldırıyorlar, bu iyi ve güzel ama, Deus Otiosus’u ve diğer brutal grupları seven insanlarla bağlanmak daha önemlidir.

Deus Otiosus’un şarkılarının tema ve fikirleri nelerdir?
Sanırım bu konuyu daha önceden ele aldık, ama belki de daha konseptsel bir açıyı kastetmişsindir? Öncelikle, müzik ve sözlerin aynı hikayeyi anlatması önemlidir sözün gelimi. Ve yaptığımız müzik türüne uyan temalar ölüm, şeytan, karanlık, işkence, katliam, felaketler, keder ve diğer güzel şeylerdir. Deup Otiosus’un gelen konsepti insanlığın Tanrı tarafından terk edilişi ve kendi zalimliklerinin belirlediği bir kadere bırakılmasıdır. Bu tema geniş sözsel ve müziksel tema sağlıyor. Texas Testere Katliamı hakkında bir şarkımız var ve Orta Çağ Avrupa’sının başına bela olan Kara Ölüm, Karın Deşen Jack, modern savaşlar, tarihi ölüm konseptleri, yaşayan ölüler, gizli kültler, Tanrı tarafından terk edilmiş dünyada olan her şey hakkında şarkılarımız var.

Sizin oraları anlatır mısınız biraz? Hava nasıl? Oradaki insanlar genelde mutlular mıdır? Yemek için iyi yerler nerelerdir? Feribotla Norveç’e gitmek ne kadar tutar?
Bazı anketlere göre Danimarka insanı dünyanın en mutlu halkları arasındadır, ama sokaklara baktığınızda öyle düşünmezdiniz. Mesela Norveç’teki insanlar daha mutlu görünüyor. Feribot ne kadar tutuyor bilmiyorum, ama Oslo’ya uçaklar yaklaşık 50 Euro gibi bir fiyata gidip geliyor. Dünya çok küçüldü.

Hala CD alıyor musun yoksa downloadçı mısın? Kayıtlı müziklerin geleceğini hiç düşündün mü? Bağımsız grupların dinleyicileriyle iyi ve güçlü ilişkiler sağlaması nasıl mümkün olur?
Hala CD’ler ve vinyl satın alıyorum ve hiç albüm indirmedim. Bir albüm bana göre bir tür sanattır ve her parçasını isterim – müzik, sözler, kapak, bir bütün olarak. Dosya şeklinde değil. Müzik tabi ki önemlidir, ama bence diğer eşyalar da müziği tamamlar bana göre. Bir download ise bunu yapmıyor. Bence şimdiki gruplar sosyal ağları fanları ile iletişimde kalmak ve yeni fanlar elde etmek için kullanıyor. Sorun, insanlara ulaşabilmek için imkânların yok; bu yüzden kullanılıyor zaten. Bir sürü grup var, bir sürü haber, bir sürü albüm var. Nasıl insanların ilgisini çekecek ve bunu koruyacaksın? Bence bu bilginin mektup ve zinlerle yayıldığı günlerden daha çok zor.

“Rock’n roll istiyorsan tepeye çok yolun var” Bunu ne kadar süre yapmayı düşünüyorsun? Ben, yapabildiğim sürece metal muhabiri olacağım. Belki gelecek sene bateri de öğrenirim. Deus Otiosus için uzun dönem planlarınız nedir?
İçimde uygun müzik bulunduğu sürece bunu yapmayı planlıyorum. Birçoğu bu noktanın da ötesine gitti ve bence bu kötü bir şey. Ayrıca müzik benim tam olarak yaşamım değil, dolayısıyla da gerçeklik de bir rol oynuyor bu konuda. Uzun dönem amacımız elimizden gelen en iyi müzik ve albümleri yapmaktır. Bu önceliklidir; yapabileceğimizin en iyisini ve en değerlisini yapmak.

Müzisyen olmanın en çok neyini seviyorsunuz: konserler mi, evde müzik yapmak mı ya da albüm için şarkı yazmak mı?
Hepsinin artıları ve eksileri var. Konserler için çok bekliyor ve seyahat edebiliyorsunuz ama, konserin kendisi süper bir adrenalin kaynağıdır. En güzel hislerden biri de, genelde evde olur bu, yazdığınız bir şeyin iyi olmasıdır. Ama yoğun zamanlarda prova zamanı bulmak stresli olabiliyor. Müzik kaydetmek görece uzun süren bir süreçtir ve çok beklersiniz ama şarkı yaratmayla beraber, şarkı kaydetmek en büyük ödüldür. Tüm şarkıları sonsuz yapmak…

Müzik piyasası hakkındaki görüşleriniz neler? Günümüzde ve çağımızda, hala uzun ömürlü bir grup olmak mümkün mü? Deus Otiosus kendine has şeyler mi yapmak istiyor, yoksa guttural olan birşeyler mi yapmak istiyorsunuz?
'Orijinal’ oldukça iddialı bir cümle fakat kendimize has bir kimliğimiz ve karakterimiz olduğuna inanıyorum. Aksi halde grup bir arada zaten müzik üretemezdi. Daha önce bahsettiğim gibi çok fazla old school death metal grubu var fakat bence biz farklı olan bir iş yapıyoruz. Old school tınılarını geliştirmeye çalışıyoruz ama aynı anda bu tür bi gruptan beklenmeyecek şeyler yapmaktan da kaçınıyoruz. Ayrıca bence, bizim müziğimiz old school death metal tınılarına uygun fakat dinleyenlerin genellikle daha değişik tatlar bulabileceği bir kapasiteye sahip. Şarkı yazmak dikkat gerektiren ve uzun süren bir aşama, bu yüzden bunun gut’tan geldiğini söyleyemem, konuşmaktan geliyor. Günümüzde herkes internet aracılığıyla her insanla bağlantıda, bu yüzden grupların duyulması eski zamanlara göre daha zor. Bir sürü seçenek varken insanlar neden sizin grubunuzu tercih etsinler ki? Ve onca seçenek arasında tercih edilen neden onlarca defa dinlenip benimsensin?
20 yıl önce metal dinleyicisi hep yeni gruplar arayışı içindeydi, günümüzde ise yeni grup çıkmış mı diye bakan yok, tabii zevklerine güvendikleri arkadaş çevresinden kuvvetli bi tavsiye gelmiyorsa. Bir sürü boktan müzik internette dolanıyor. Yeni grup arayışına girseniz bile bir çok berbat grupla karşılaşır yorulursunuz, saçma sapan işler bir süre sonra sizin merakınızı da yok edecektir. Bildiğiniz şeyleri dinlemektense yeni birşeyler aramak zor. İnternet pratik bir şey fakat bu açıdan iki ucu boklu değnek.

Kendi şovlarınız bir tarafa, konserlere de katılıyor musunuz? Festivaller ne durumda?
Biletin üstünde büyük grupları gördüğümde o konsere katılırım. Bu sene katıldığım tek festival Kill-Town Death festivaliydi ki Deus Otiosus olarak yer aldık. Gelecek konserler W.A.S.P and Watain, Destroyer 666, R.A.M afterward. Hepsi de Malmö’da köprünün üstünde (Bahsettiği köprü sanırım Avrupa'nın en uzun köprüsü olan Öresund Köprüsü/Welder), İsveç’te.

Müzik dışında nasıl bir yaşantınız var?
Tam zamanlı bir işim ve sosyal bir yaşamım var. Zaman, ne yazık ki en kıt kaynaklardan biri.

Bitmek zorunda olması çok kötü. Sabrınız için teşekkürler. “Murderer” albümü distrolarda ve diğer mecralarda tükendikten sonra ikinci albüm için ne zaman çalışmaya başlayacaksınız?
Deus Otiosus’a ilginiz için teşekkürler. “Murderer”’ı şu an bazı distrolar aracılığıyla ve bizden temin edebilirsiniz. Aslında şimdiden gelecek albüm için birkaç şarkı yazdık bile. En iyileri gelecek albümde yer alacak. “Murderer”’ın kalitesi yapacaklarımızın işareti.


Yazar: Miguel Miranda

 




GOREBRINGER Röportajı  BURIAL INVOCATION Röportajı  KNELL Röportajı  PERSECUTORY Röportajı  BLACK OMEN - VIDEO Röportajı 


Sumgzeit - ''A Death of You''   Nunslaughter/Hatevömit Split   A Secret Revealed ''Sacrifices''   Human Deformation - ''Apocalypse Of Putrid Humanity''   Gorebringer - A Craving For Flesh   Misþyrming ''Algleymi''   Mgła ''Age of Excuse''   TIRAN ''Apocalyptic Tales''   ORGANECTOMY ''Existential Disconnect''   RAVAGER ''Thrashletics''   POSSESSED ''Revelations of Oblivion''   FORGOTTEN ''Of Past And Passion''   DEUS MORTEM ''Kosmocide''   ROCK HARD FESTIVAL 2019  KRİTİĞİ   HELEVORN ''Aamamata''   WINDSWEPT ''The Onlooker''   ATTIC ''Sanctimonious''   THE SCARS IN PNEUMA ''The Path of Seven Sorrows''   DEITY ''Evil Seed of Life''   WHISKEY RITUAL ''Black Metal Ultras''   DESERTED FEAR ''Drowned By Humanity''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions