DEFEATED SANITY RÖPORTAJI (Aralık 2014)


DEFEATED SANITY

Selam Lille Nasılsın ! Defeated Sanity den en son haberler nelerdir ?
Lille:
Selamlar iyidir , en son çıkacak olan Ep’mizin düzenlemelerinde yarıdayız , bu bizim içinde fanlar içinde tamamen yeni bir şey olacak ,tam olarak alıştığınız Defeated Sanity müziği değil , bu ‘Caveman’ Ep’sini kaydettik ve bu sefer saf brutalite ve barbarlık üzerine yoğunlaştık , çok fazla teknik bir ürün değil , albümden sonra kesinlikle biliyordum ki gerçekten piyasada bilindiğimiz brutal forma geri dönecektik ve benim için 4 albümden sonra bazı şeyleri değiştirme ve deneysel bir şeyler yapma zamanıydı, bu bazen müziğinizi taze, güncel tutmak için ve çıkmaza girmemek için tek şansınızdır.

Piyasadaki çoğu grup klişeleşmiş şekilde en son albümlerinin en iyi albümleri olduğunu söylerler genelde, tabi ki en son albümünüzün ‘Passages into Deformity’ kişisel fikrim olarak harika bir albüm olduğu yönünde, sence en iyi albümünüz hangisi ve neden ?
Benin düşüncem ’Chapters of Repugnance’ albümü, çünkü şarkıların yazımı ve oluşması mükemmel şekilde gelişti, Defeated Sanity’nin klasik stili içinde olması gerekli tüm elementleri barındırıyor bu albüm.’Passages into Deformity’ albümü de güzel oldu ama bazı nedenlerden dolayı tam olarak içime sinmedi, albümü sahnede canlı çalarken seviyorum ama benim düşüncem bir şeyler eksik sanki , ama yayınladığımız tüm albümlerimizden sonra düşününce mükemmele yakın bir albümümüz olduğunu sanmıyorum, insanların duymasını istediğim Defeated Sanity sadece konserlerdeki i canlı Defeated Sanity performansı.

Grubun dışında günlük hayatta neler yapıyorsunuz ,grup elemanları başka işlerde çalışıyorlar mı yoksa sadece müzikten mi geçiminizi sağlıyorsunuz ?
Tabi ki grup dışında meşgul olduğum birçok şey var , gitar ve davul dersleri veriyorum , bazen yemekli organizasyonlarda davetlerde başka bir grupla yemek müziği falan çalıyorum , cenaze törenlerinde klasik gitar çaldığım bile oluyor ama genelde gitar ve davul dersleri veriyorum, grubun merchandise’larından sorumluyum onların postalanması paketlenmesi işleriyle uğraşıyorum ,bassçımız Jacob ses mühendisliği ile uğraşıyor , örneğin Berlin’deki meclis binasında politikacıların konuşma ,toplantı vs olaylarındaki ses sisteminden sorumlu , Gitaristimiz Chris forklift operatörü olarak çalışmakta , galiba vokalistimiz Konni de inşaat sektöründe çalışıyor. Tüm elemanlar uzak yerlerde oturduklarından bazen grup işleri aksayabiliyor buda grup faaliyetleri açısından stresli bir durum oluyor.

Evet birazda bağlı olduğunuz şirket Amerikalı Willowtip Records hakkında konuşalım, birlikte çalıştıkları anlaşmalı oldukları gruplara sundukları promosyondan basseder misin, özellikle öncelik verdikleri grupları var mı yoksa şirkete bağlı her gruba eşit mi davranıyorlar? Amerikalı bir şirketle çalışmanın dezavantajları var mı, yani konser veya benzeri olaylar ayarlayabiliyorlar mı? Avrupa piyasasında ne kadar etkililer? Sadece albümleri diğer şirketlere ve distrolara mı dağıtıyorlar yoksa bundan daha fazlasını da yapıyorlar mı?
Bence ellerinden gelenin en iyisini yaptılar bizim için , her şeye rağmen bizim için şu an en doğru şirket olduğunu düşünüyorum Willowtip Records un , bu sebepten dolayı onlarla olan kontratımızı 2 albümlük daha uzattık , Amerikalı şirketle çalışmanın tek eksi yanı bazen bize gönderdikleri birçok cd ve merchandise’ın gümrüğe takılması oluyor , buda berbat bir durum.

Bildiğim kadarıyla grupta parçaları yazan kişi sensin, buda oldukça emek ve zaman alan bir durum, genelde Defeated Sanity de parça yapımı ve yazımı işleri nasıl yürüyor? Yeni bir parça oluşturmanız ne kadar zamanınızı alıyor ve ne kadar sıklıkla prova yaparsınız grup olarak?
Parça yazımlarındaki bütün fikirler bana ait , şöyle diyelim müziğimizin %80 i ve sözlerin %99 unu ben yazıyorum, Jacob ve Chris inde bazı fikirleri oluyor tabi ki, o fikirleri de parçaları yazarken kullanıyorum, Jacob un çok iyi riffleri ve fikirleri vardı Prog Ep sini yazarken , davul ve bass partisyonlarında birlikte çok çalıştık , bu sefer tam sevdiğim şekilde tam bir işbirliği ile çalıştık , albümlerin tamamlanmasında da gitaristimiz Chris’in her zaman iyi birkaç riffi olmuştur, bu şekilde bir albümü tamamlayabiliyoruz ,Parça yazımı çok uzun zaman alabiliyor bazen ama genelde 1 veya 3 ay arasında 1 parçayı hazır hale getiriyoruz

Avrupa Brutal Death Metalini, Amerikan Brutal Death Metali ile karşılaştıracak olursak, bu konuda görüşlerin nelerdir?
Amerika Death Metalin anavatanıdır ve her zaman tabi ki bu yüzden avantajlılar , ama bizde bu ailenin bir parçasıyız ve kendi alman stilimizi bu piyasaya getirdik ,Almanya benim için büyük bestecilerle dolu :Bach , Mozart , Handel ,Beethoven. Mesela Foetopsy grubunun gücü ve hızı , Devourment’ın Soundu ve vokalleri Defeated Sanity’nin besteleri ve ilham kaynağını oluşturuyor.

Bildiğim kadarıyla çok yaratıcı ve çalışkan bir davulcusun, ve bazı bdm gruplarının albümlerinde çalarak destek oluyorsun , örneğin Abhorrent Castigation, Twitch of the Death Nerve ve Cenotaph ın albümlerinde yer aldın, bu grupların parçalarını öğrenme ve stüdyoya girip kayıt edebilme seviyesine ne kadar sürede ulaşıyorsun? Bu kadar teknik ve karışık parçaları nasıl aklında tutabiliyorsun, bunun için özel bir formülün var mı?
Haha Cenotaph albümünü kayıt ederken çok fazla işle meşgul değildim o dönem ve çalışmak için zamanım vardı 3 ay çok yoğun şekilde Cenotaph parçalarının üzerinde çalıştım kafa patlattım, Abhorrent Castigation grubunun parçalarını stüdyoda öğrendim çünkü parçaları öğrenip ezberimde tutamıyordum, o yüzden stüdyoda parça parça bölüm bölüm öğrendim, Zealotry grubunun parçalarını kağıtlara not aldım ve stüdyoda onlardan okuyarak kayıt ettim. Twitch of the Death Nerve’i kayıt ederken Tom buradaydı ve stüdyoda tüm parçaları bana öğretti, tabi ki buda işime geldi.

Grup olarak dünyanın birçok yerinde sahne aldınız, seni en çok etkileyen ülkeler hangileriydi? Avrupa dışında çaldığınız yerlerde fanların tepkileri nasıldı? Başka çalmak istediğiniz yeni ülkeler nereler?
Büyük konserlerde ve festivallerde çalmayı seviyorum , çünkü izleyiciler gerçekten çok iyi tepki ve reaksiyonlar veriyorlar. Geçen sene çaldığımız Neurotic Deathfest harikaydı, brutal müzikten hoşlanan çok fazla kişi vardı , bazen çok küçük bir mekanda çalıyoruz ve sadece 20 kişinin falan geleceğini sandığımız konsere 80 kişi geliyor ve mekanı dolduruyor ve bu gelen 80 manyakta bizim ve diğer brutal grupların t-shirtleri oluyor üzerlerinde, bu tarz deli tayfa en iyi konser ortamını oluşturuyor. En iyi konserlerimizden bazıları İtalya Milano da çaldığımız veya New York da çaldığımız Crazy House konseriydi veya 2013 de Japonya Tokyo da verdiğimiz konser, Yunanistan Atina da 2013 de verdiğimiz konserlerdi diyebilirim. Asya’yı daha çok keşfetmek istiyoruz örneğin Endonezya’da çalmak çok istiyoruz. Henüz Avusturalya ve Güney Afrika da çalmadık ve tabi ki Türkiye!! Orada neler oluyor! Oraya gelmek çok istiyoruz hahaha.

Biraz da diğer davulcular ve gitaristler için tavsiyeler verebilir misin? Günde veya haftada kaç saat çalışıyorsun davullar ve gitarlar üzerinde, iyi bir parça yazımı ve beste için diğer gruplara önerebileceğin formüller ve yollar nelerdir ?
Birinci tavsiyem davulcu ve gitaristlere bir araya gelin ve birlikte yeniden stüdyoya girin ve prova yapın, gerçek bir grup havasını atmosferini bazen özlüyorum, şu günlerde birçok yeni grup veya proje 4 farklı ülkeden kişinin kıçını bile kaldırmadan internet üzerinden online bir araya gelmesiyle kuruluyor. Gitaristler her zaman aptalca ve kendi kıçlarından yazdıkları drum machine davul partisyonları ile davulculara geliyorlar ve davulcular artık şu zamanda kendi istedikleri davul partisyonlarını yazamıyorlar .Bence bu çok saçma ve aptalca bir durum, Müzisyenlere şu an için demek istediğim tek şey bu .

Son dönemlerdeki Alman Death metal piyasası ne durumda? Diğer ülkelerden aldığınız kadar ilgi alakayı Almanya piyasasından da görüyor musunuz yoksa diğer ülkelerden daha çok mu destek var? Bu röportajı okuyanlara tavsiye edebileceğin Alman gruplar var mı?
Evet Alman piyasasından da olumlu tepkiler aldık, ama son verdiğimiz 2 konser baya boş geçti , belki de burada çok fazla konser vermemizden kaynaklanmış olabilir bu yada artık bizi beğenmiyorlar, bilmiyorum. Çünkü artık baya tanınmış bir grubuz, hiçbir fikrim yok bu konuda. Beğendiğim Alman gruplar eski Atrocity, Morgoth un ilk dönemleri, Necrophagist’in demo dönemi, Resection grubunun demosu ve Despondency ve en son çaldığım proje grubu Abhorrent Castigation ama onlar bir grup değil ve sadece bir proje ama o albümü ve soundu sahne ortamına taşıyabilirlerse baya kıç tekmelerler, ilerleyen zamanda göreceğiz neler yapacaklarını bakalım.

Son dönemlerde dinlediğin albümler neler? Hala orijinal albümleri gidip satın alıyor musun yoksa internetten download etmek daha mı kolay! Orijinal albümleri ve Grupların Mechandislerini alıp gruplara destek olma mevzunda düşüncelerin neler? Download’a karşımısın yoksa gidip orijinal ürün mü almayı tercih ediyorsun, en son aldığın cd nedir?
En son Gorgasm’ın son albümünü aldım, oldukça hasta bir albüm olmuş. Spastik Ink’in ilk albümünü aldım çünkü sadece kaset versiyonu vardı elimde, çok fazla albüm satın almıyorum bilmiyorum eskisi kadar gerek duymuyorum buna belki. Mesela İlk Megadeth albümü Primus’un Sailing the seas of cheese bu tarz albümler satın aldım son zamanlarda. Hiçbir zaman download yapmadım ve downloader bir herif olmadım.

Dünya genelinde büyüyen ve artan bir fan kitleniz var, sizin için dinleyici ve fanlarla olan ilişkileriniz ne derece önemli? Konserlerde ve konserlerden sonra vs…
Dünya çapında birçok fan ve dinleyicimiz var, çok değişik ve farklı fikirler var bu konuda. Onlara sonuçta müziğimizi nasıl çalmamız ve bestelememiz gerektiğini sormak çılgınca olurdu herhâlde dimi? Haha Death metal ortamında fanlar genelde arkadaşlar gibi olurlar, onlarla ilk kez tanıştığın esnada biraz temkinli ve dikkatli olursun sonuçta seni kızdıracak bir şey söyleyebilir veya yapabilirler, ama daha sonra onlarla başka konser veya ortamlarda karşılaştığın zaman ve iyi insanlarsa kanka olursun. Bu kadar basit işte ,yani konsere gidersin yeni elemanlarla tanışırsın falan ilk başta temkinli olursun ama iyi hissedersen yanlarında arkadaş olursun veya tavırları hoşuna gitmez karşındakinin ve uzak durursun.

Günümüz Death metal piyasasında en sevdiğin veya nefret ettiğin şeyler nedir?
Yaratıcılık eksikliği. Kaslar günümüzde akıl ve beyinden daha önemli, internet insanları tembelleştirdi. Toplumlar gün geçtikçe daha da tembelleşiyor. Eski dönemlerde bestecilerin dikkatlerini dağıtıcı hiçbir şey yoktu, daha sonra televizyon geldi şimdi ise internet. Facebook üzerinden insanlarla konuştuğum zamana ayırdığım vakti çaldığım enstrümana ayıramıyorum ve bu boktan bir durum.

Turlar veya konserler esnasında başınızdan geçmiş komik veya boktan anlardan basseder misin ?
Gerçekten can sıkıcı olan Headliner olarak bir konsere çıkıyorsun ve seni izlemeye gelmiş 100 kişi var kapıda bilet satın alıp girmiş olan ama senden önce 3 tane Goregrind grubu sahne alıyor ve gecenin sonunda sana sahne önünde sadece 20 kişi kalıyor veya 20 dakika çalıp mekanı terk etmek zorundasın çünkü Mekanın kapanış saati gelmiş hahaha. Komik bir an !! Bilmiyorum aklıma gelmiyor şu an.

Daha önce Türkiye ye geldiniz mi turist olarak falan? Almanya’da yaşayan Türkler hakkındaki düşüncelerin nelerdir? Orda Defeated Sanity konserlerine gelen Türk fanlarınız var mı?
Berlin’de yaşayan Türkler iyi görünüyor. Bilmiyorum adamım Müslümanlar işte haha, bana sundukları veya benim onlara sunabileceğim ortak bir şey yok, diğer burada yaşayan arkadaşlarım gibi benimde onlarla herhangi bir sorunum olmadı şimdiye kadar. Gerçek Türkiye’yi görmek istiyorum sen ve Cihan gibi insanlarla tanışmak istiyorum orada. Evet çok az da olsa Türk Metal Fanları var burada Berlin’de. Konserlere gelen her Metalci eleman aileden biri gibidir zaten ortamda.

Evet röportajın sonuna geldik okuyucular ve Türkiye deki dinleyicileriniz için son sözlerini alıyım?
Hasta ve ekstrem kalın , Umarım bir gün Türkiye ye gelip orada konser verebiliriz. Bu harika olurdu!

Röportaj için Teşekkürler


Yazar: Batu
  • Currently 2.6/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.6/5 (Toplam 406 oy)


 




BURIAL INVOCATION Röportajı  KNELL Röportajı  PERSECUTORY Röportajı  BLACK OMEN - VIDEO Röportajı  OHOL YEG & KARANLIK Röportajı 


HELEVORN ''Aamamata''   WINDSWEPT ''The Onlooker''   ATTIC ''Sanctimonious''   THE SCARS IN PNEUMA ''The Path of Seven Sorrows''   DEITY ''Evil Seed of Life''   WHISKEY RITUAL ''Black Metal Ultras''   DESERTED FEAR ''Drowned By Humanity''   AGONY REIGNS ''Death From Within''   FLAMEN ''Furor Lunae''   CANDLESMASS ''The Doord of Doom''   DARK EDEN ''The Chaos Masquerade''   KAMOS '' Living Without Light''   EXILE ''Unveiling Insanity''   ANCIENT FLAME ''Tyrant Blood''   SINMARA ''Hvísl stjarnanna''   DEATHHAMMER ''Chained to Hell''   BLACK OMEN ''Darkness Is My Essence''   KNELL''Jactura''   DOWNCROSS ''Mysteries of Left Path''   MALIST ''In the Catacombs of Time''   HOLY ARROW ''Fight Back To The Fatherland''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions